ÜNİTE I BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI


 

 

 

 

HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

  1. Birinci Dünya Savaşı’nın nedenlerini araştırınız.
  2. Birinci Dünya Savaşı öncesinde devletlerin taraf oluşturma nedenlerini araştırınız.
  3. Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na Almanya’nın yanında neden katılmak istediğini araştırınız.
  4. Çanakkale Savaşlarının , Kurtuluş Savaşımız açısından taşıdığı önemi araştırınız.

 

1. BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI

1.1. Birinci Dünya Savaşı’nın Sebepleri

1 Ağustos 1914′ te başlayıp 11 Kasım 1918′ de sona eren 26 devletin katıldığı 4 yıl 3 ay 10 gün devam eden Birinci Dünya Savaşı 5 kıtada etkisini göstermişti.

    Almanya’ nın sömürgelerini elde etmek için Asya ve Afrika’ da sınırlı ölçüde yapılmış ve bu yüzden Dünya Savaşı adını almıştı.

Harita 1: Birinci Dünya Savaşı başında Avrupa

1.2.Savaştan Önce Avrupa’nın Siyasi Durumuna Bakış

Savaş öncesi yıllarında Avrupa’ da ırk, millet, din ayrılıklarına rağmen uluslar arasında fikir alanında genel bir anlaşma isteği sezilmekle beraber ulusal çıkarlarını sağlamak amacıyla Avrupa iki büyük gruba ayrılmak amacındaydı.

    Bunlardan birinci gruba, Almanya, Avusturya ve Macaristan İmparatorlukları, diğer tarafta ise İngiltere, Fransa Rusya bulunuyordu. Bu her iki gruptan birisinde bağlılık yapacak durumda bulunan küçük devletler varlıklarını koruyabilmek için siyasi olayları endişeyle takip ediyor, koruyucuları olabilecek büyük devletler etrafında toplanmayı düşünüyorlardı.

1.2.1.Savaştan Önce Avrupa’daki Devletlerin Durumu

Almanya:

1866’da Avusturya, 1870-1871 Fransa ile yapılan savaşlar sonunda Alman birliği sağlandıktan sonra imparatorluk kurulmuş ve Frankfurt Anlaşması ile Alsas ve Loren Almanya’ya bağlanmıştı. Bu birleşmeden sonra Almanya endüstri ve ekonomi alanlarında gösterdiği başarılar sayesinde,gerek kalite ve gerekse çokluk ve ucuzluk bakımından dünya piyasalarına sürdüğü mallarla üstünlük sağlamaya başlamıştı bu üstünlüğü devam ettirmek yolundaki çalışmaları Hindistan’a giden karayolunu emniyette tutmak isteyen ve kendi ekonomik üstünlüğüne hasım olmak durumunda Almanya’yı gören İngiltere endişe içinde idi. Sömürgeler İngiltere İmparatorluğu’nun hayat damarları durumunda idi.

Kezâ Rusya’da Panslavizm perdesi altında kendisini Balkanlar’ın koruyucusu saydığından Almanya’nın Orta Şark’a ve Güney Avrupa’ya bu ekonomik yayılmasını hoş karşılamıyordu.

Bu görüşlere rağmen,Almanya’nın dünya üstünlüğü yolunda moral,teknik,siyasi ve askeri alanlarında büyük başarılar sağlamaya yön tuttuğu da bir gerçektir.Alman milleti, milli marşlarında da aynı ana fikrin etkisi görülüyordu.

Almanya’nın siyasi alanlardaki çalışmaları, şöyle özetlenebilir:    

  1. Muhtemel bir savaşta Alman ordularının Belçika üzerinden geçerek, Fransa’ ya taarruz edebileceğinden bahsedildiği zaman Belçika Kralı birçok müspet vaatlere rağmen hükümranlık vasıfları ile bağdaşmayacak bu konuyu derhal reddetmişti.
  2. Romanya Kralı 1914 yılında Rus Çarı ile yaptığı görüşmelerde, Avusturya ve Macaristan İmparatorluğu şayet Sırbistan’ a taarruz ederse Çar’ ın Sırbistan’ a yardım edeceği vaadinde bulunmuştu.
  3. Rusya’ ya karşı Avusturya’yı korurken 1905 Rus – Japon harbinden mağlup çıkan Rusya’nın Fransa ile işbirliği yapabileceğini hesaba katıyor, Rusların Balkanlar üzerindeki hakimiyetini kuvvetlendirerek İstanbul ve Ortadoğu emellerinin tekrarlanması isteğine set çekmeyi düşünüyordu. Buna rağmen 1914′ te Rus Çarına gönderdiği özel bir memurla İngiltere’ ye karşı ittifak teklifinde bulunmuş, fakat Çar tarafından reddedilmişti.

Avusturya ve Macaristan İmparatorluğu:

    Bu devlet, milletler devleti halinde, yabancı bir egemenlik yönetiminde azınlıklar nüfusunun büyük bir kısmını teşkil ediyordu. Millî birlik yoktu. Her biri ayrı ayrı bir varlık güdüyordu. Yalnız ordu, donanma, dış politika alanlarında ortaklaşa bir yönetim vardı. Parlamentoda usul ve sosyal konularda gruplar teşekkül ediyor, şiddetli çalışmalar ve tartışmalar oluyordu. Bu yüzden de istikrarlı bir çoğunluk sağlanamıyordu. Bütçe çalışmaları, yasama işleri muhalefet partiler tarafından köstekleniyordu:

Avusturya Nüfusu:                    Macarlar:

10 Milyon Alman                 10 Milyon Macar

4,9 Milyon Polonyalı                  3 Milyon Slovak

3,2 Milyon Rotenyalı                 3 Milyon Rumen

3 Milyon Çek                 1 Milyon Sırp

1,2 Milyon Sloven                 2 Milyon Hırvat

0,7 Milyon Hırvat                    

    Özel olarak 8 millet, 17 memleket, 20 parlamento, 7 parti vardı.

    Balkan Harbinde Osmanlı İmparatorluğu’ nun arazisi, Balkan ülkeleri tarafından paylaşıldıktan sonra, Rusların Sırbistan İmparatorluğu’nun büyümesi daha ziyade artmıştı. Daha çok Küçük Sırbistan İmparatorluğu’ nun büyümesi bir anlaşmazlık konusu olarak ortaya çıkmıştı Balkanlarda Panislavizmin yayılması Avusturya ve Macaristan için tehlike olarak değerlendiriliyordu.

    Bu bakımdan ilk fırsatta Sırbistan Krallığının ya büsbütün ortadan kaldırılması, ya da Avusturya’ya bağlanması arzu ediliyordu. Selanik’ e indirilerek Akdeniz’ e Avusturya için bir çıkış yeri sağlanması da amaç halinde idi.

    İtalyanların Tirollar konusunda istekleri de Avusturya’yı endişelendiren nedenlerden birisi idi.

    Bu isteklerin sağlanması ancak kuvvetli bir Alman İmparatorluğu’ nun yardımına bağlı olduğundan Alman İmparatorluğu’ nun kader bağlılığı, Avusturya ve Macar İmparatorluğu’ nun siyasetinde ana fikir oluyordu.

Fransa:

    Avrupa’daki siyasi durum 1870 – 1871 savaşından sonra Alman – Fransız anlaşmazlığının etkisi altında idi. Fransa kaybettiği Alsas ve Lörenin acısını bir türlü unutamıyor, bu bölgeyi tekrar ele geçirebilmek için her türlü teşebbüse baş vurmaktan geri kalmıyordu.

     Bir taraftan hudut komşusu Almanya’nın kendisi ile rekabet edecek duruma gelen endüstri alanındaki başarılarını, diğer taraftan dünyanın en kuvvetli kara ordusu ile boy ölçüşme yolunu tutan deniz kuvvetlerinin gün geçtikçe yeni kuvvete sahip oluşunu, gelecekte Fransa için büyük bir tehlike olarak değerlendiriyordu.

    Fransa’nın bütün çabaları, çıkacak bir dünya savaşında parçalanacak olan Alman İmparatorluğu’nun durumundan faydalanarak, Alsas ve Lören’ i geri almak ve büyük sömürge İmparatorluğunu devam ettirerek ekonomik durumunu geliştirmeyi amaçlıyordu.

İngiltere:

İmparatorluğun hayat damarları sömürgeleri olduğundan, sömürgelerle bağlantıyı sağlamak ve onları emniyet altında tutabilmek için çok kuvvetli bir donanmanın lüzumuna ihtiyaç vardı. Halbuki gün geçtikçe Alman donanması kendisine rakip duruma gelmeye başlaması İngiltere’ yi haklı olarak kuşkulandırıyordu.

    Petrol bölgesi olan Musul ve Filistin gibi Akdeniz’le Hindistan arasında bulunan Müslüman Osmanlı devletlerinin arazisini ele geçirerek, Türk kuvvetleri ile Arabistan’ın ilgisini kesmeye çalışıyordu.

Rusya:

    Rusya 1905 Rus – Japon harbinden mağlup çıktıktan sonra, şark siyasetinden uzaklaştırarak Balkanlar ve Boğazlar üzerindeki isteklerinden bahsetmeğe başlamıştır.

    Hakikatte Balkan Harbi, Birini Dünya Savaşı’ nın bir öncüsünden başka bir şey değildi. Rus Çarlığı’ nın asırlık hayalî emellerinde bir değişiklik olmuştu.

    Boğazlara hakim olarak Akdeniz’ e açılmak istiyorlardı.

    Rusya’da henüz modern bir kapitalizm kurulmamış olduğundan Almanya, İngiltere, Fransa gibi medenî Avrupa devletlerinin ekonomik alanlarda elde ettikleri menfaatleri, Rusya askerî tazyik ve tehditlerle sağlamayı düşünüyordu.

    Almanya’nın mağlubiyeti sayesinde, Avusturya, Macar İmparatorluğu parçalanarak bu imparatorlukta bulunan İslavlar çarlık taci altında toplanacak ve aynı zamanda İslavlarla meskün olan Galiçya’ yı da ele geçirmek istiyordu.

Sırbistan:

    Osmanlı İmparatorluğu zamanında Bosna ve Hersek’in Avusturyalılar tarafından alındığı 1908 yılından beri Sırbistan’ın Avusturya’ya karşı millî bir kin ve garazı vardı.

    Bu bölgeyi geri almak için devletin desteklediği birçok gizli cemiyetler kurulmuş ve çalışmalara devam ediyordu.

    Sırplarla Hırvatlar arasında din ayrılığı da ayrıca bir anlaşmazlık konusu olmaktan geri kalmıyordu. Bu yüzden balkanlarda ve Orta Avrupa’da ihtilâl amaçları ile devamlı karışıklıklar sürüp gidiyordu.

    Sırplar, Habsburg Hanedanının ortadan kalması ila Avusturya Macar İmparatorluğu’nun dağılacağı ve ancak bu sayede tahayyül ettikleri büyük Sırbistan’ın kurulabileceğini umuyorlardı. Bu da ancak, kaderlerini Rusya gibi büyük bir davetle bağlanmak suretiyle mümkün olabileceğine inanmış bulunuyorlardı.

İtalya:

Tunus’ un Fransızlar tarafından himaye altına alınması üzerine Fransa’ ya karşı gizli bir kin beslemeye başlamış ve bu nedenle Almanya ve Avusturya İmparatorlukları ile bir ittifak yapmıştı. Bu suretle Avrupa’ da durumunu kuvvetlendirmiş olmasına rağmen gene de oynak bir siyaset gütmeğe devam ediyordu.

    1896′ da Habeşistan’ a yaptığı harekâtın başarısızlıkla neticelenmesine karşılık, Balkan Harbine tekaddüm eden günlerde, Osmanlı İmparatorluğu’nun zaafından faydalanarak ucuz bir zaferle Trablus ve Bingazi’ yi ele geçirmişti.

    Almanya ile Avusturya, Macaristan, Birinci Dünya Savaşı başlayacağı sıralarda ittifak hükümetlerine göre, savunma mahiyetinde olduğunu ileri sürerek tarafsız kalmışlardı.

Romanya:

    Evvelce sıkı bir ittifakla değilse de, savunma ve dostluk bağı ile bağlı bulunduğu Avusturya, Macaristan’ a karşı tarafsız kalmayı arzu ediyorsa da Büyük Romen nüfusunun yaşadığı Transilvanya’ da gözü vardı. Rusya’ dan da Beserabya’ yı almayı tercih ediyordu.

Bulgaristan:

    Balkan Harbinde başlangıçta müttefik olduğu devletlerin harbin ikinci devresinde saldırılarına uğrayarak elinden geri alınan Dobruca ile Makedonya bölgelerini almak ve Adalar Denizinde bir çıkış yerine sahip olabilmek amacıyla, diğer Balkan devletlerinin aksine kaderini Rusya’ ya değil Almanya’ ya bağlanmıştı. Hattâ Almanlarla yaptığı gizli bir anlaşma yolu ile harp sonunda Türk topraklarından dahi bir kısmı kendisine vaad edilmişti.

    Bu yüzden 27 Temmuz 1915′ te Almanya safhında harbe girmiş bulunacaktı.

Yunanistan:

    Balkan Harbinden sonra müttefikler arasında ganimet paylaşmasından çıkan savaşta Sırplarla işbirliği yaparak Şarki Trakya ve Makedonya’ nın en zengin kısımları ile Epir’ i almıştı. Bununla da yetinmeyerek İde Megalo hayali’nin tesiri altında İstanbul ve Batı Anadolu’ ya sahip olmayı tasarlıyordu. Akdeniz’ deki tekmil adaları ele geçirmek ve Bal kan Harbinde elde ettiği toprakları muhafaza etmek için gerekirse Türklerle bir harbi göze almayı düşünüyordu. Sırplarla aralarında karşılıklı yardım antlaşması olmasına mukabil, Yunan Kralının akrabalığı dolayısıyla Almanya İmparatorluğu’na kaşı sempatisi vardı. Bu yüzden itilâf devletlerini tutan Venizelos ile aralarında anlaşmazlık mevcut idi.

Kendi jeopolitik durumları icabi büyük devletler arasında çıkacak bir savaşta toprak bütünlüklerini koruyabilmek için savaşa lakayt kalamayacaklarından kaderini bağlayacakları grubu seçmek durumunda idiler.

İspanya:    

Fransa ile dost geçinen İspanya, Fransa’ dan bir tehlike beklemiyor, çıkacak bir savaşta muhafaza edileceğini umuyordu.

Portekiz:

    İngiltere ile dostluk bağları mevcut olduğundan harp ilânından önce İngiltere ile tam işbirliğinde bulunduğunu açıkladı.

Japonya:

    1902′ de İngilizlerle yapılmış bir anlaşma mevcut idi. 1904 – 1905, Rus – Japon savaşında muzaffer çıkmış olan Japonya, çıkacak yeni bir savaşta Almanya’nın Uzak Doğu’ da edindiği sömürgeleri ve Pasifik’ teki adaları elde etmek için Almanya aleyhinde savaşa katılması bekleniyordu.

    Birinci Dünya Savaşı’nın yılları sırasında Avrupa’nın siyasî durumu aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

  1. Dünya büyük devletlerin endüstrileşme gayretleri ve bunun sonucu olarak ham madde sağlamak amacıyla ticaret yollarını emniyet altında tutmak ve üretilmiş mallarına yeni pazarlar kurmak gayreti,
  2. Sömürgecilik anlayışına ve çabalarına devam,
  3. Panislavizm, pencermanizmi emperyalizm, kapitalizm, militarizm kelimeleriyle açıklanan gizli amaçların sağlanabilmesi için her devletin çeşitli amaçlara gayret gösterdiği göze çarpmakta idi.

 

1.3.Savaştan Önce Osmanlı İmparatorluğu’nun Durumu

    Perde arkasında Rusya’ nın maddî ve manevî yardımıyla Bulgar, Sırp, Yunan, Karadağ Ordularının birlikte yaptıkları hareket karşısında, İtalyan harbinden sarsılmış olarak çıkmış ve Avrupa da prestijini kaybetmişti.

    Komşu ve Avrupa devletlerinin Türkiye hakkındaki düşünceleri ve amaçları şöyle özetlenebilir:

Rusya: Kendisini yıllardan beri İstanbul’ un varisi saydığından, ordunun kuvvetlendirilmesini ve ıslâhı için yapılan çalışmaları iyi karşılamıyordu. Diğer taraftan İngilizlerle beraber Ermeni meselesini körükleyerek şark vilâyetlerin de yapılan ıslâhatlar bahanesiyle tazyik de bulunuyordu.

Fransa: Muhtemel bir savaşta düşman saflarında yer alacak Osmanlı İmparatorluğu’ nun arap yarım adasındaki topraklarından Suriye üzerinde gizli emelleri vardı.

Osmanlı İmparatorluğu’ nun durumunu şu şekilde özetleyebiliriz:

Ordunun eğitimi için Almanya’ dan Genereal Leman Von Sanders kumandasında 42 subaylık bir heyet getirerek ordunun teşkilât eğitim konuları üzerinde çalışmaya başlamıştı.

İngiltere’ den Limpos adına bir İngiliz amirali emrinde bir deniz heyeti getirilerek donanmanın ıslâhına başlamıştı.

Donanmanın kuvvetlendirilmesi için İngiliz tersanelerinde sipariş edilmiş bulunun 2 harp gemisinin inşaatının bir an evvel tamamlanması İngiltere’ den istenmişti.

    Avrupa’ da siyasi gruplar kurulmaya başlandığı ve bir harp tehlikesi belirtileri hissedildiği sırada Osmanlı Ordusunun ve ülkenin kalkınması hiçbir gruba dahil olmamaktan ileri geldiği düşüncesinin de tesiri altında, evvelâ Balkan devletleriyle bilhassa Bulgaristan,

Yunanistan ve Romanya ile anlaşma yolları aranmış ve müspet bir sonuç alınamamıştı.

    Fransa Hükümeti protokole dahi kıymet vermeyerek Fransız harbiyesinden bir şube müdür muavini vasıtasıyla Cemal Paşa’ ya “Biz Rusya ile görüşerek İstanbul’ daki Fransız elçisi kanal ile size cevap veririz” şeklinde baştan savma bir mütalaa bildirmiş ve bu cevap da hiçbir zaman gelmemiştir.

    İngiltere’ ye sipariş edilen 2 harp gemisinin inşaatı da bir türlü sona emiyordu. Cemal Paşa, Rauf Beyle tekrar İngiltere’ ye gönderildi. Bu gemilerin kasten verilmediği Rauf Bey tarafından hissedilmiş ve hükümete bildirilmişti.

Almanya: Bosna’nın Avusturyalılar tarafından işgalini sessizlikle karşıladığı gibi kapitülasyonların kaldırılması hususunda da manevî yardım isteğimize kulak asmamıştı. Bundan başka ilk zamanlarda memleketin kalkınması için kendilerinden istenen kredi yardımı yapılmamış ve Fransızlarla hoş geçinin, onlardan yardım alın şeklinde cevap verilmişti. Kuvvetli bir donanma ve orduya sahip olan Avrupa ve dünya hâkimiyeti peşinde koşan mağrur Alman devlet büyüklerinin Birinci Dünya Savaşı’ na tekaddüm eden günlerde Türkiye’ nin ittifaka girmesi konusundaki soruya verdiği cevapta yakın bir gelecekte Almanya ve üçlü ittifaka hiçbir faydası yoktur, demişti.

Almanya, Türkiye ile yapacağı bu ittifakla şu menfaatleri plânlıyordu:

  1. Türkiye’ nin, Almanya aleyhine mukabil tarafına katılmasına engel olmak,
  2. Kendi saflarında savaşa girmesi hâlinde büyük Rus kuvvetlerini üzerine çekerek Almanya’nın yükünü azaltmak,
  3. Gerekirse Türk kuvvetlerinden, Avrupa harp cephelerinden faydalanmaktı.

    Birinci Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı İmparatorluğu, birbirini kovalayan İtalyan ve Balkan savaşları dolayısıyla çok yıpranmış ve sarsılmış durumdaydı. Aranan bu mağlubiyet sebepleri kısaca şöyle özetlenebilir:

  1. İç politik çekişmeleri dolayısıyla devlet idaresindeki kargaşalık ve zafiyet,
  2. Türk’ten başka imparatorluk içinde bulunan insanların vatana bağlılıklarının zayıflığıdır.

    İtalyan ve Yunanlıların Anadolu kıyılarına yakın adalara yerleşerek, Anadolu’yu tehdide başlamışlardı.

    Halbuki bu sırada Avrupa devletleri, bütün hızı ile Birinci Dünya Savaşına doğru gidiyordu. Jeopolitik durumu dolayısı ile Türkiye’ nin savaşın devamı süresince tarafsız kalması imkansızdı.

    Bu tarihlerde Osmanlı İmparatorluğu devlet adamlarından çoğu, şimdilik savaşın dışında kalarak, silâhlı tarafsızlık siyasetinin güdülmesi taraftarı idiler.

    Dünya Savaşının patlak vermesi üzerine Alman Başbakanı İstanbul’ da bulunan Alman Büyükelçisine gönderdiği bir telgrafla, Türkiye bizimle Rusya’ya karşı aktif taarruz hareketine girebileceği hakkında General Leman’ ın kanaati varsa ittifak imzalaması yetkisi verildiği bildirilmişti.

    Harbin kaçınılmaz bir durum alması üzerine Alman – Türk yakınlaşmasının doğuracağı tehlikeyi sezen itilâf devletleri, tarafsız kalındığı takdirde Türkiye’ nin bağımsızlığının garanti edileceği, hudutların emniyet altında tutulacağı, para ve erzak yardımı yapılacağı, kapitülasyonların kaldırılmasının sağlanacağı ve buna benzer daha bir çok vaadlerde bulunmuşlardır.

    Sonunda meclisten gizli olarak aralarında Harbiye Nâzırı Enver Paşa’ nın da bulunduğu 4 kişi 2 Ağustos 1914′ te Osmanlı İmparatorluğu açısından bir çok tehlikeli madde bulunan anlaşmayı imzaladı.

2.BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI’ NIN FİİLEN BAŞLAMASI

Avusturta Veliahtı Arşidük, Ferdinand’ ın eşiyle birlikte 28 Haziran 1914′ te ziyaret için geldiği Bosna Hersek’ te Sırp Genelkurmay Haber Alma Başkanının, başkanı bulunduğu Karael adlı gizli bir cemiyet tarafından tertip edilen bir suikastte bir Sırplı tarafından öldürülmesi Birinci Dünya Savaşı’ nın hakiki sebepleri ile beraber bütün milletleri böyle bir harp için hazırlanmaya yöneltti.

    Avusturya 28 Temmuz’ da Sırbistan’ a harp ilân etti ve ertesi gün Tuna Filosu Belgrat’ ı bombaladı.

2.1.Rusya

    Avusturya ve Macaristan, Sırbistan’ a yürürken genel seferberliğe karar vereceğini bildirmişti.Evvela batı sınırındaki birlikleri,bilâhare bütün silâhlı kuvvetlerini seferber etti.

 

2.2.Almanya

    Alman İmparatoru doğruca Çar’ la temasa geçerek Almaya’ nın barış isteklerini, Avusturya, Macaristanla Sıbistan arasında halledilecek dâvada başka devletlerin müdahalesinin tehlikeli neticeler verebileceğini ve Rusya’nın 12 saat zarfında Almanya ve Avusturya’ ya karşı seferberliği durdurmazsa genel seferberlik yapılacağını bildirdi. Fakat Ruslar bunu reddetti.

    Aynı zamanda Belçika’ dan Fransa’ ya taarruz için serbest geçit yolu isteyen Almanya karşılık olarak tazminat verileceğini bildirdi. Buna rağmen Belçika bunu reddetti.

3.CEPHELER

    1. Dünya Savaşında Osmanlı İmparatorluğu düşmanları ile başlıca dört cephede çarpışma durumuna gelmişti. Bunlardan üçü dar cephelerde mevzi savaşı halinde, biri ise gerçek operatif harekâtının cereyan edeceği geniş bir harekât alanı idi.

Çanakkale Cephesi: Gelibolu yarımadasının burnuna tıkanmış kalmıştı.

Suriye Cephesi: Şeria Nehri ile Akdeniz arasındaki dar bölgede cereyan etmişti.

Irak Cephesi: Dicle nehrinin iki tarafındaki sahada cereyan etmişti.

1916 Olayları: Kafkas cephesi, Avrupa cephesindeki başarısızlıklar üzerine, Çar Kafkas Ordusu Başkumandanlığına Grandük Nikola’ yı tayin ederek kuvvet miktarını da 700 bin mevcutlu 7 kolorduya çıkartmıştı. Karşısındaki Türk ordusunun mevcudu ancak 64 bin kişi idi. Çanakkale’ den Doğuya Getirilecek Türk kuvvetlerinden evvel iki yanı sarp dağlarla dayalı olarak savunmaya geçen 3. Ordu cephesinde bir yarma yaparak orduya kati bir darbe vurmak amacıyla 11 Ocak 1916′ da 6 misli üstün kuvvetle Rus ordusu saldırıya geçmiş, 5 gün süren çok kanlı ve çetin savaşlarda Rusya bazı bölgelerde geri atılmış ise de 300 km. Cepheyi savunmak zorunda kalmıştır.

    17 Şubat’ ta Muş, 2 Martta Bitlis ve Çoruh vadisine ilerleyen Rus kuvvetleri 23 Şubatta İspir’ i almışlardı. Rus deniz kuvvetleri Martta Rize’ ye çıkarak şehri işgal ettiler. Türkler 1.340, düşmanlar ise 20.440 kişi idi.

1917 Olayları: Ulaştırma güçleşmiş, Endüstri elemanları cepheye sevk edilmiş hammadde ve yiyecek maddeleri güçleşmişti. Rus ordusu silâh ve mühimmat noksanlığından kaynaklanan bir aydınlar ihtilâli patlak verdi. Çar istifaya mecbur edildi.
Sözü geçen İngilizler Birssebbi hattına taarruz etmek için hazırlanıyorlardı. Birinci, ikinci Gazze savaşları Türk ordusunun başarısı işe sonuçlanmıştı.

 

3.1.Suriye Cephesi

1., 2. Gazze savaşlarında Türk Ordusu kahramanca savaşmıştı. Hicazda Arapların ayaklanması sonunda Mekke düştü ve Medine’deki Türk kuvvetleri kuşatıldı.

    Irak ve İran cephelerinde İrandan ilerleyen Rus kuvvetlerine karşı 13. Kolordu Hemedan’ da bulunuyordu.

    Alman Asya kolu gelmeden İngilizler denizden ve karadan taarruz ederek Bilüssebi meydan muharebesinde Türk mevzilerini yardılar ve Türk kuvvetleri Kudüs Batısına çekildilerse de İngilizler saldırılarına devamla 8 Aralıkta Kudüsü aldılar.

 

3.2.Çanakkale Cephesi

Türkler 1. Dünya Savaşına müttefikler safında katıldıktan sonra Yunan Başvekili Venizolos’ un devamlı telkinleri ile İngiltere Bahriye Nazırı Çorçil Çanakkale Boğazına Karşı bir harekât yapılması kanaatine varmış ve bunu hükümete ısrarlı teklif etmişti.

Bu harekatın gayesi şöyle özetlenebilir.

  1. Hindenbutg’ un ağır darbeleri karşısında Rusya’ nın yardım talebine (Silâh , malzeme, mühimmat)
  2. Müttefikler tarafından boğazlar açılarak İstanbul’ un ele geçirilmesi ve Türklere barışın zorla kabul ettirilmesi,
  3. Mütereddit durumda bulunan Balkanlarla tarafsızlar üzerinde başarı halinde sağlanacak müspet tesir ile itilâf Devletleri safhında savaşa katılmalarını sağlamak.
  4. Süveyş kanalı ve Hint Yolu üzerindeki Türk Kuvvetlerinin baskısını azaltmak,
  5. Bu suretle stratejik diplomatik ve ekonomik sonuçlar sağlanarak harbin uzamasına engel olmak.

Resim1: Çanakkale Deniz Savaşı’nı gösteren bir tablo

3.2.1.    Çanakkale’ nin Savunma Durumu

    Çanakkale boğazı beton tahkimat sistemiyle hazırlanmış olup toprak tahkimatı vardı. Boğaz girişi, merkez ve çıkış olmak üzere derinlikle savunma bölgelerine ayrılmıştı. Merkez tahkimatı daha kuvvetli yapılmış ve topçuların ağırlık noktası burada toplanmıştı.

    Başlangıçta denizden yalnız deniz kuvvetleri ile yapılacak bir zorlama ile boğazı açacaklarını sanan itilâf kuvvetleri ağır zayiatla buna muvaffak olmadılar. Bunun üzerine kara ordusu ile müşterek bir harekât zorunda kalarak General Hemilton kumandasına bir Akdeniz Kuvvetleri Başkumandanlığı teşkil edildi. 13 Şubat 1914′ de boğazın dış tabyaları tahrip edildi.

    Ruslar 40000 kişilik bir kuvvetle yardım tekliflerinde bulundukları gibi Yunanlılar da İstanbul’ a gelmeyi arzu ediyorlardı. Boğazları zorlamak için bombardımana devam edildi. 7-8 Mart gecesi gerek mayınlarla ve gerekse boğaz tabyaları topçu ile çok zarar gören deniz kuvvetleri kara kuvvetsiz boğazı geçemeyeceklerini anlamışlardır. Anzaklardan (Avusturalya, Yeni Zelanda) 70000 kişilik bir kuvvetle 25 Nisan 1915′ de Settülbahır Arıburnu bölgesine karaya çıktılar. 109 Harp, 308 taşıt gemisi özel çıkarma araçları ile denizden desteklenen düşman kuvvetlerine karşı 5. Ordu savunma yapıyordu. İlk çıkan düşman kuvvetlerine Atatürk’ün kumanda ettiği 19. Tümen’in 17. Piyade alayı Conk bayırında yaptığı karşı taarruzla düşmanı durdurdu. Savaşa katılan deniz kuvvetleri:

18 Muharebe gemisi,12 Kravizör, 27 Muhrip, 12 Deniz altı gemisi, 1 Uçak gemisi, 36 Mayın gemisi, 2 Hastahane gemisi,86 Nakliye gemisi, 222 Çıkarma gemisi 42 Uçak tahsis edilmişti.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Resim 2: İlk Şehitler Anıtı (Çanakkale) Resim 3: M. Kemal Çanakkale Savaşı’nda

siperden durumu kontrol ederken

                        

3.3.Kafkas Cephesi

    1917 sonunda Musul’ da Ruslarla mütareke görüşmeleri yapılmıştı. Başkale, Gevaz, Bane hattı mütareke sınırı olarak tespit edildi. Rus Kafkas Ordusu da çok ağır kayıplar vermişti.

    Ruslar 8 Nisan 1914′ te Türk-Rus hududuna kadar ilerleyerek Van’ı aldı.

    Kafkas-Türk cephesinde harp halinde olan Rus ve Türk hareket orduları arasında askerî hareketlerin kesilmesi şerefli bir sulhun en kısa zamanda elde edilebilmesi için bir barış anlaşması yapmışlardı.

3.4.Irak Cephesi

    Bu cephede son olaylar üzerine durum İngilizler lehine inkişaf etmişti.Atatürk evvela Arap çetelerini bozguna uğrattıktan sonra Halep kuzeyindeki mevziinde durdurmağa çalıştı. Ahmet İzzet Paşa Harbiye Nazırı ve Baş kumandanlık görevlerini de üzerine alarak yeni kabineyi kurmuştu.Yıkılmış bir ordu yıpranmış bir halk kitlesinin başına geçerek üstün başarılar sağlamış olan Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde bir yeni mücadele başlamıştı.

4.MONDROS MÜTAREKESİ

    Osmanlı İmparatorluğu ile İtilâf devletleri arasında 3 Ekim 1919′ da imzalanan mütarekenin özeti aşağıdadır.

  1. Türkiye ordularını derhal terhis edecek.
  2. Bütün savaş gemileri limanlara dönecek.
  3. Suriye, Irak ve Trablusgarp’ da ki Türk garnizonları teslim olacak.
  4. Mütareke şartları gereğince, İtilâf devletleri, Çanakkale ve İstanbul boğazları, Batum, Bakü gibi stratejik yerleri işgal edecek.
  5. Demir yolları kontrol altına alınacak.
  6. Türkiye, Almanya ve müttefikler ile bütün ilişkilerini kesecek.
  7. Barış antlaşmasında ele alınacak konulardan söz edilmemiştir.

Harita 2: Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra İşgal edilen yerler.

Birinci Dünya Savaşı Sonunda Mondros Mütarekesi dışında;

     Neuilly Barış Antlaşması, Trianon Barış Antlaşması, St. Germen Barış Anlaşması, Sevr Barış Anlaşması, Versay Barış Anlaşması gibi bir çok antlaşma imzalanmıştır.

5.BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI SONUNDA KURULAN ULUSLAR KURUMU

    Savaş sonunda yapılan barış antlaşmaları ile, mağlup devletlerin, asker miktarı sınırlandırılmış, bozulan ekonomik durum yüzünden işsizlik artmıştı. Yeni bir savaş tehlikesini önlemek ve barışı korumak amacı ile Uluslar Cemiyeti denilen bir teşkilât kurulmuş, bu sayede milletler arasındaki anlaşmazlıkların hal edilmesi düşünülüyordu. Halbuki daha eski tarihlerde kurulmuş bulunan Lahey Devletlerarası Sulh Mahkemesinden büyük bir fayda sağlanmıştı.

    28 Nisan 1919′ da Uluslar Kurumu anayasası kabul edilmiş ve kurulun genel sekreterliği 10 Haziran 1919′ da Londra’ da çalışmaya başlamıştı.

    Bu Kurum özet olarak şöyle idi:

  1. Kurucu üyeler (Barış anlaşmasına imza koyan galip devletler),
  2. Davetli üyeler (Bunlar tarafsız kalan devletlerdi),
  3. Sonradan giren üyeler.
  4. Dünya Savaşı Sonunda bütün devletler bir çok kayıp vermiş ve büyük yaralar almıştı. 30 Ekim 1918 tarihinde biten savaş yaklaşık 4 yıl sürmüştür.

 

Devletler Nüfusu Silâh altına alınan Ölü Yaralı Esir Toplam

Rusya 

181.000.000 

12.000.000 

1.700.000 

5.000.000 

2.500.000 

9.150.000 

Almanya 

79.000.000 

11.000.000 

1.808.000 

4.000.000 

615.000 

7.142.000  

Fransa 

84.000.000 

8.410.000 

1.355.000

3.000.000 

550.000 

6.160.000 

İngiltere 

461.000.000 

8.904.000 

910.000 

740.000 

200.000 

3.190.000 

İtalya 

38.000.000 

5.615.000 

615.000 

947.000 

500.000 

2.197.000  

U.S.A 

111.000.000 

4.355.000 

115.000 

191.000 

10.000 

365.800 

Japonya 

78.000.000

800.000 

300 

1.000 

 

10.300 

Av. Macar. 

55.000.000 

7.800.000 

1.000.000 

2.200.000 

1.800.000 

480.000 

Romanya 

8.000.000 

250.000 

185.000 

150.000 

200.000 

535.706 

Sırbistan 

5.000.000 

707.343 

120.000 

16.000 

200.000 

480.000 

Türkiye 

29.000.000 

2.850.000 

400.000

600.000 

300.000 

1.300.000 

Yunanistan 

5.000.000 

230.000 

14.000 

10.000 

13.000 

27.000 

Portekiz 

15.000.000 

100.000 

10.000 

10.000 

7.000 

33.000 

Karadağ 

435.000 

50.000 

3.000 

10.000 

3.000 

2.000 

Belçika 

16.000.000 

487.000 

7.000 

160.000 

70.000 

300.000 

Bulgaristan

5.000.000 

600.000 

90.000 

300.000 

150.000 

440.000 

 

Tablo:5.1.
Birinci Dünya Savaşına Katılan Devletlerin İnsan Kayıpları

 

 

DEĞERLENDİRME SORULARI

 

  1. Birinci Dünya Savaşı’nın çıkış nedenleri nelerdir?
  2. Osmanlı Devleti hangi düşüncelerle Birinci Dünya Savaşı’na katılmıştır?
  3. Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na girmesiyle açılan cepheler nelerdir?
  4. Rusya’nın hangi sebeplerle birinci Dünya Savaşı’ndan çekilmek zorunda kalmıştır?
  5. Çanakkale Savaşı’nın Türk tarihi açısından önemi nedir?
  6. Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan antlaşmalar nelerdir?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

SÖZLÜK

A

Antlaşma:    Savaşan iki tarafın savaşı keserek barış koşullarını imza etmeleri.

Azınlık:    Bir toplulukta her hangi bir nitelik bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar.

Amiral:    Deniz kuvvetlerinde, ordudaki general rütbesine eşit rütbedeki subay.

C

Cephe:     Savaş bölgesi.

Cemiyet:    Topluluk, toplum

E

Emperyalizm:Bir milletin başka bir milleti siyasî ve ekonomik egemenliği altına alarak yayılması veya yayılmayı istemesi, yayılmacılık:

H

Harekat:    ( askerlik)  Belli bir amaç gözetilerek bir askerî birliğe yaptırılan manevra, çarpışma, çevirme, kovalama gibi işler.

I-İ

Islahat    :    Daha iyi duruma getirmek için yapılan değişiklik, düzeltme veya iyileştirme.

İtilaf:        Anlaşma, uyuşma

İttifak:    Anlaşma, uyuşma , bağlaşma

K

Kapitülasyon:Bir ülkede , vatandaşların zararına olarak yabancılara verilen ayrıcalık hakları.

M

Militarizm:    Bütün yurt sorunlarının yalnız ordu gücüyle çözülebileceğini savunan görüş.

Mütareke:    Silah bırakışması.

S

Sömürgecilik:Genel olarak bir devletin başka ulusları, devletleri, toplulukları, siyasal ve ekonomik egemenliği altına alarak yayılması veya yayılmayı istemesi, müstemlekecilik.

Sulh    :    Barış

T

Taarruz:    Saldırı

KRONOLOJİ

  1. Avrupa’da üçlü ittifakın kurulması.

1907    Üçlü itilafın kurulması.

1914    Birinci Dünya Savaşının başlaması.

1915    Çanakkale cephesinin açılması, Çanakkale Deniz Zaferi.

1915    Bulgaristan’ın savaşa girmesi.

1917    Rusya’da ihtilal çıkması.

1918    Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesi.

1918    Mondros Ateşkes Antlaşması.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BİBLİYOGRAFYA

  1. AKŞİT İlhan, 1973, Çanakkale Savaşları,Fatih Yayınevi, İstanbul
  2. Ana Britannica, 1994, Ana Yayıncılık, İstanbul, Cilt:5.
  3. BAYTOK, T.,1970, İngiliz Kaynaklarında Türk Kurtuluş Savaşı, Başnur Matbaası, Ankara
  4. KARA K.1999, Tarih 2, Önde Yayıncılık, İstanbul
  5. KÖSEOĞLU, N.,1990, Türk Dünyası Tarihi ve Türk Medeniyeti Üzerine Düşünceler, Ötüken Neşriyat, İstanbul
  6. ŞENÜNVER, G., KARABULUT, E., KESİM, S.H., TURGUT, R., ERCAN, N., KÜÇÜKBAYCAN, M. USLU, H., AKAY, A., 1999, Sosyal Bilgiler 7, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul.
  7. TURAN, Ş., 1991, Türk Devrim Tarihi 1, Bilgi Yayınevi, Ankara, 1991
  8. Yeni Türk Ansiklopedisi, 1985, Ötüken Neşriyat, İstanbul, Cilt:1

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İÇİNDEKİLER

 

ÜNİTE I

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI

1. BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI    1

1.1. Birinci Dünya Savaşı’nın Sebepleri    1

1.2.Savaştan Önce Avrupa’nın Siyasi Durumuna Bakış    2

1.2.1.Savaştan Önce Avrupa’daki Devletlerin Durumu    2

1.3.Savaştan Önce Osmanlı İmparatorluğu’nun Durumu    7

2.BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI’ NIN FİİLEN BAŞLAMASI    9

2.1.Rusya    10

2.2.Almanya    10

3.CEPHELER    10

3.1.Suriye Cephesi    11

3.2.Çanakkale Cephesi    11

3.2.1.Çanakkale’ nin Savunma Durumu    12

3.3.Kafkas Cephesi    13

3.4.Irak Cephesi    14

4.MONDROS MÜTAREKESİ    14

5.BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI SONUNDA KURULAN ULUSLAR KURUMU    15

SÖZLÜK    17

KRONOLOJİ    18

BİBLİYOGRAFYA    19