Sokaktaki Çocuklara Yönelik Hizmet Modeli

GİRİŞ

 

Toplumsal ya da bireysel bir sorunun neliğine ilişkin sorulması gereken tüm sorularda sağlanacak isabet yüzdesi, o sorunun çözümü ile alakalı elde edilecek ipuçlarının yakalanabilmesindeki isabet yüzdesiyle paralellik arzeder. Bireysel bir sorunun ortaya çıkışına zemin hazırlayan nedenlerin neler olduğunun teşhisiyle, “neden” sorusunu bireyin bizzat kendisine sorması arasındaki vazgeçilmez iç tutarlılık ilişkisi, toplum için de geçerlidir. Bu nedenle, sosyal karakterli bir meselenin çözüm odağını, süreci düşünsel bağlamda tersine işletmek suretiyle keşfetmek mümkündür. Aksi takdirde, sosyal bilincin gelişmesini sağlayan bileşenleri saptama, günün dinamiklerini tahlil etme ve bu tahlilleri bir senteze ulaştırma çabası, sosyal akış bilincini rastlantılara bırakmaktan öte bir anlam ifade etmeyecektir.

 

Ülke sorunlarını, günümüz dünyasının sorunlarından soyutlamak ya da dünya ölçekli problemleri görmezden gelmek ise, sorunları aşma çabalarının bir başka çarpık yanını ifade eder. Çünkü, her gerçeğin evrensel bir izdüşümü; her izdüşümün evrensel bir gerçeği vardır. Sözgelimi, sokakta yaşayan çocuklar sorununa dair oylumlu bir bakış açısı geliştirme gayretlerini çevreleyebilmek için, dünya tarihinin en az bir yüz yılına projektör tutmak gerekir. Dünyayı etkileyen ekonomik krizlerden, müzik akımlarına değin tüm sosyal dalgalanmaları ve yönlenmeleri çok iyi süzmek durumundayız. Örneğin, sokağın sağladığı özgürlükle, bir dönemin özgür ve asi karakterli müziği olarak betimlenen rock müziğinin örtüşen bir yanı var mıdır? Ya da 1929 da patlayan ve tüm dünyayı sarsan ekonomik bulanımın, ülkemizin bugününe uzanan sosyal eksenli etkileri nelerdir?

 

Sokakta yaşayan çocuklar problematiğini, sadece ülke merkezli göç, işsizlik vb. nedenlerle açıklamaya çalışmak yeterli görülemez. Belki de, sokak çocukları meselesinde ülkemizin görmediği daha doğrusu göremediği ve sanki, sürpriz bir durumla karşı karşıya kalmışçasına panik havasına kapıldığı şey, döngüsüne kapıldığı sosyal devinimi gerektiği gibi hissedemeyişi ve zamanlı bir karşı duruş alamayışıdır. Oysa toplumsal nitelikli diğer problemler gibi, sokak çocukları problemi de Türkiye için sürpriz bir olgu olarak algılanmamalıdır. Pek tabii olarak bilinmektedir ki, her planın mutlaka bir arkası, arka planı vardır. Tüm bunlar, yerel değerleri, değişkenleri ve kültür coğrafyasının parametrelerini inkar anlamına gelmemektedir. Ancak, biraz da edebi bir dille söylemek gerekirse, dağlar, toprak ve toprağın bitirdikleri yereldir ama, o dağlar ve toprak üzerine bulutu, yağmuru taşıyan güçlü rüzgarları yerel olarak nitelemek zordur.

 

 

Sokakta yaşayan çocukların, bugün toplum üzerinde biraz da tedhiş duygusu yaratan bir fobi haline gelmesi, problemin çözümünü zorlaştırmaktadır. Burada konunun sorumluluğunu üstlenmiş ve üstlenecek kurumlara düşen önemli bir görev de, topluma serin kanlı olma çağrısında bulunmaktır. Fakat bu, çözüme yönelik eylem planlarının, inandırıcılığını kaybetmemesine gösterilecek özeni gözardı etmeden yapılmalıdır. Bu da, toplum adına sorumluluk alan kurum ve sektörlerin, problemin varlığına ilişkin çözüm arayışlarını son derece rasyonel ve boyutlu bir zeminde sürdürmelerini gerektirmektedir.

 

Ancak, bu çalışmalar yapılırken, bir diğer taraftan yarınların fizibilitesini de çok iyi yapmak ve mevcut problemlerin ertesindeki problemleri şimdiden görmek ve önlemini almak durumundayız. Bunun için de, uzak tahminlerde ve öngörülerde bulunacak ekipler oluşturmak ve bu ekiplerin çalışmalarını, en az güncel eylem planları kadar önemsemek zorundayız.

 

Sokakta yaşayan çocuklar sorununa tekrar dönecek olursak, önemle söylememiz gereken, söz konusu sorunun çözümüne ilişkin, tüm mekanizmaları sektörlerarası işbirliği çerçevesinde harekete geçirmek zorunda olduğumuzdur. Çünkü, ulusal ölçekli eylem planları, ulusal bilincin oluşmasıyla işlerlik kazanır, gerçekleşir ve başarıya ulaşabilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

SOKAKTA YAŞAYAN ÇOCUKLARA YÖNELİK HİZMET MODELİ ŞEMASI


 

 


 


 


 

 


 

 




 



 

 

 

 


 


 

 

 

 

 


 


 



 

 


 

 


 

SOKAKTA YAŞAYAN ÇOCUKLARA YÖNELİK HİZMET MODELİ

 

Sokakta çalışan çocukların, zaman içinde, sokakta yaşama konusunda eğilim gösterdiği bilinmektedir. Bunun en büyük sebeplerinden birisi, çocukların sokakta karşılaştığı, madde kullanan ve sokakta yaşayan akran gruplarıdır.

 

Sokakta çalışan çocukların, sokak yaşamına ve madde kullanımına yönelmelerinden onları koruyacak en önemli çalışma;

 

1-Sokakta çalışan çocukların, sokağa kolay adapte olmalarına neden olan ve sokağı sosyal bir problem haline getiren, sokakta yaşayan ve madde kullanan çocukların rehabilitasyonlarının sağlanması.

 

2-Çocuklara, sokaktan ve olumsuz alışkanlıklardan uzak kalmalarına yönelik sunulacak, yaşlarına uygun sosyal kültürel etkinliklerdir.

 

Bugüne kadar, Çocuk ve Gençlik Merkezleri aracılığıyla hizmet götürülmesine rağmen, gün geçtikçe sayılarının arttığı tespit edilen sokakta yaşayan, sokakta çalışan, madde kullanan, ticari cinsel sömürüye maruz kalan kız çocukları gibi ihtiyaç gruplarına, hizmet ağı oluşturmak amacıyla yeni uygulamalara ihtiyaç olduğu açıktır. Bu çocukların, örgün eğitim veya mesleki eğitime dahil edilmeleri ve ailelerinin yanına veya kurum bakımına yönlendirilerek, eğitimini tamamlamış ya da iş sahibi gençler olarak rehabilitasyonlarının tamamlanması amacıyla, SHÇEK Genel Müdürlüğü’nce, yeni hizmet modeli üzerinde yoğun bir çalışma sürdürülmüştür.

 

Yukarıda bahsettiğimiz tüm ihtiyaç grupları, özel bir çalışma ve uzmanlaşmış kurumlar gerektirmektedir. Oysa, bugüne kadar, personel ve bütçe yetersizliği ile sektörler arası aktif şbirliğinin sağlanamamasından dolayı söz konusu ihtiyaç gruplarına ilişkin hizmetler, Çocuk ve Gençlik Merkezleri bünyesinde sunulmuş olup, bu durum, hizmetin işleyiş ve niteliğini olumsuz etkilemiştir.

 

Bu nedenle, aşağıda yer alan hizmet modelinde, her merkez, ihtiyaç gruplarından birisine hizmet verecek şekilde, bir sonraki hizmet ayağı belirlenmek suretiyle yapılandırılmıştır.

 

Sokaktaki çocuklar, mobil ekipler aracılığı veya sokak ofisleri tarafından tespit edilecektir. Durumları, meslek elemanları aracılığı ile tespit edilen bu çocuklar, aşağıda belirtilen hizmet modelinin içerisine dahil edilmek amacıyla, öncelikle hizmetten yararlanma direncini arttırmak ve kapalı mekanlara alışmasına yönelik ilk uyumlandırmayı gerçekleştirmek üzere İlkadım istasyonuna yönlendirilecektir.

 

Hizmeti reddederek, madde kullanımından vazgeçmek istemeyen çocuklar ise korunmaları ve bu esnada da ikna edilmelerine yönelik çalışmaların gerçekleştirilmesi amacıyla Barınak’a yönlendirilecektir.

 

İlkadım istasyonunda, meslek elemanları tarafından uyum süreci tamamlandığı kanaati oluşan madde bağımlısı çocuklar, Sağlık Bakanlığı bünyesinde bulunan Tıbbi Tedavi Merkezine, tıbbi tedavisi tamamlandıktan sonra yine Sağlık Bakanlığı bünyesinde bulunan Tıbbi Rehabilitasyon Merkezine sevk edilecektir. Tıbbi rehabilitasyonu gerçekleşen çocuklar Sosyal Rehabilitasyon Merkezine teslim edileceklerdir.

 

İlkadım İstasyonunda uyum sürecini tamamlayan, sokakta yaşayan fakat madde kullanmayan çocuklar, doğrudan Sosyal Rehabilitasyon Merkezlerine havale edileceklerdir.

 

Sosyal Rehabilitasyon Merkezinde, çocuklar, sorumluluk alma alışkanlığını kazanacak etkinlikler aracılığı ile, Örgün Eğitim veya Mesleki Eğitime dahil edileceklerdir.

 

Bu süreçleri tamamlayan çocukların öncelikle aile yanına, bunun mümkün olmaması halinde, SHÇEK kurumlarına veya Milli Eğitim Bakanlığına bağlı YİBO ve PİO’lara yönlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu süreçlerden sonra meslek edinerek işe yerleştirilen ve aile yanına dönmesi mümkün olmayan ya da kurum bakımı hizmetlerinden yararlanmak üzere yaşı uygun olmayan çocuklar ise Gençlik Evlerinden yararlandırılacaklardır.

 

Bu süreçte her çocuk için sorumlu bir meslek elemanı (Sosyal Hizmet Uzmanı, Psikolog ve Çocuk Gelişimci) görevlendirilecek olup, çocukla ilgili sürecin başlangıcından itibaren, belirlenmiş nihai hedefe ulaşana kadar çocukla ilgili tüm havale, takip, değerlendirme, destek ve danışmanlık işlemlerinde, süreçte yer alacaktır.

 

Bu sürecin gerçekleştirileceği hizmet birimlerinin işlevleri aşağıda özetlenmektedir.

 

 

 

 

 


 

 

 

 

SOKAK ÇOCUKLARI KOORDİNASYON MERKEZİ

 

Sokak Ofisi, Barınak ve Mobil Ekipleri uhdesinde bulunduran, bu birimler arasındaki işbirliği ve koordinasyonu, aile görüşmelerini ve çocuğun aileye teslimini sağlayan merkezdir.

 

 

İŞLEVLERİ:

 

Mobil Ekipler, Sokak Ofisleri ve Barınaklardan, Sokak Çocukları Koordinasyon Merkezine yönlendirilen
çocuklarla ilgili:

 

  • Bireysel dosyalar oluşturacaktır,
  • İstatiksel veri toplayacak ve bu verileri değerlendirecektir.
  • Aileleri ile görüşme sağlayacaktır.
  • Uygunluğu tespit edilen çocukları ailelerine teslim edecektir.
  • Toplum merkezleri ile koordineli çalışacaktır.
  • Gerek görülmesi halinde, aileleri, SHÇEK Genel Müdürlüğünün Ayni Nakdi Yardımları ve Valiliklerin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarından sağlanacak yardımlarla destekleyecektir.
  • Bünyesindeki Mobil Ekipleri, Sokak Ofislerini ve Barınakları organize edecektir.
  • Gerekli hallerde, çocuğa acil sağlık hizmeti sunacaktır.
  • Sokak Çocukları Koordinasyon Merkezi bünyesinde, Sosyal Hizmet Uzmanı, Psikolog, Çocuk Gelişimci, Önder Çocuk, Doktor, Hemşire ve Kolluk Kuvvetleri görev yapacaktır.
  • Görevli meslek elemanları 24 saat vardiya sistemi ile hizmet verecektir.

 

 

 

 

 

 



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

MOBİL EKİP

 

Meslek elemanları, önder çocuk ve kolluk kuvvetlerinden oluşmakta olup, Koordinasyon Merkezine bağlı olarak, sokaktaki çocukların tespit edilmesi ve uygun kuruluşa yerleştirilmesinden sorumlu ekiplerdir.

 

İŞLEVLERİ:

 

  • Sokak Çocukları Koordinasyon Merkezine bağlı olarak çalışacaktır.
  • Sokak çalışmaları ile, “sokakta yaşayan ve çalışan” çocukları tespit edecek ve sokakta yaşayan çocuğu, durumuna uygun bir merkeze teslim edecektir.
  • Sokakta yaşayan ve bir merkeze gitmeyi reddeden çocuklar, isteğine bakılmaksızın, yalnızca çocuğun korunması amacıyla, durumuna uygun bir merkeze teslim edilecektir.
  • Sokakta tespit edilen tüm çocuklara ilişkin bilgileri, Koordinasyon Merkezine iletecektir.
  • Merkez hizmetlerini reddeden çocuğu, Barınak’a teslim edecektir.
  • Ekipte, Sosyal Hizmet Uzmanı, Psikolog, Çocuk Gelişimci, Önder Çocuk ve kolluk kuvveti görev yapacaktır.
  • Ekipler, 3 vardiya halinde 24 saat, tam zamanlı olarak ve sürekli sokakta çalışacaklardır.

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

SOKAK OFİSLERİ

 

Şehir merkezlerinde, kolayca ulaşılabilecek yerlerde bulunan; çocukların durumları ile vatandaşlar tarafından yapılan ihbarları değerlendiren ve mobil ekipleri yönlendiren birimlerdir.

 

 

İŞLEVLERİ:

 

  • Koordinasyon Merkezine bağlı olarak hizmet verecektir.
  • Sokakta çalışan veya yaşayan çocukların yoğun olarak bulundukları bölgelerde ve gar, terminal gibi yerlerde kurulacak prefabrik ya da konteynırlarda hizmet sunacaktır.
  • Sokakta çalışan ya da yaşayan tüm çocukların, güven ilişkisi kurularak, diğer hizmetlerden yaralanmaları amacıyla ikna çalışmalarını gerçekleştirecektir.
  • Halk tarafından, sokakta yaşayan ya da çalışan çocukların bildirildiği bir birim olarak hizmet verecek ve bu ihbarları, gerekli müdahaleyi yapmaları amacıyla mobil ekiplere bildirecektir.
  • Çocukla yapılan görüşmeler neticesinde, çocuğun hangi birime havale edileceğini (Barınak, İlkadım İstasyonu) belirleyerek, ilgili birime teslimini sağlayacaktır.
  • Sokak Ofislerinde sadece Sosyal Hizmet Uzmanları görev yapacak ve 24 saat vardiyalı hizmet verecektir.

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

BARINAK

 

 

    Madde bağımlısı olduğu halde, bırakma eğilimi göstermeyen çocukla, tedavi almak isteyen çocuk arasında bir filtre fonksiyonu üstlenecektir. Çocukları, Tıbbi Rehabilitasyon Merkezine veya İlkadım İstasyonuna yönlendirmek üzere ikna çalışmaları yapacaktır.

 

İŞLEVLERİ:

 

 

  • Barınak, Koordinasyon Merkezine bağlı olarak çalışacaktır.
  • Barınakta kalan çocuklara, reddettikleri, tıbbi ve sosyal rehabilitasyon süreci hakkında bilgi verecek, çocukları bu hizmetlere yönlendirebilmek için ikna çalışmalarını gerçekleştirmek üzere, belirlenmiş bir süreyi barınakta geçirmelerini sağlayacaktır.
  • Çocuklara ve gençlere, barınma, beslenme (akşam yemeği ve kahvaltı), gerekli hallerde acil sağlık hizmetleri (koordinasyon merkezinde bulunan doktor ve hemşire tarafından) sunacaktır.
  • Kalıcı olarak merkezlerimizde bulunmak istemeyen fakat, zaman zaman kapalı mekana duydukları ihtiyaç nedeniyle merkezlerden yararlanma eğilimi gösteren çocukların özellikle kış aylarında doğa koşullarından ve sokakta yaşayabileceği olası ihmal, istismar ve cinsel taciz olaylarından korunmasını sağlayacaktır.
  • Barınakta, Sosyal Hizmet Uzmanı, Psikolog, Çocuk Gelişimci, Önder Çocuk ve Kolluk Kuvveti görev yapacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

İLKADIM İSTASYONU

 

İlin büyüklüğü ve sosyal yapısına göre ihtiyaç duyulması halinde kız çocukları için ayrı bir ilk adım istasyonu oluşturulacaktır. İlkadım istasyonunda, ortalama bir ay kalacağı öngörülen çocuğun, kalacağı süre değişkenlik gösterebilecektir.

 

İŞLEVLERİ :

 

 

  • Mobil ekiplerce teslim edilen, kendiliğinden gelen, sokakta yaşayan, madde kullanan fakat bu alışkanlığından uzaklaşma kararı veren veya madde kullanmayan çocuk ve/veya gençlerin, öncelikle hijyen-öz bakım, beslenme, sağlık, giyim ve benzeri temel ihtiyaçlarını karşılayacaktır.
  • Sisteme uyumlandırma yönünde gerekli çalışmaları yapacaktır.
  • Çocuğa, psikiyatrik destek sağlayacaktır, çocukların aileleri var ise, çocuklarla aileleri arasında iletişimi sağlama yönünde çalışmalar yapacaktır.
  • Madde bağımlısı olan çocuk ve genci, tedaviye hazır hale geldiğinde, tıbbi rehabilitasyon merkezine teslim edecektir.
  • Uyumlanan çocuğu, Sosyal Rehabilitasyon Merkezine yönlendirecektir.
  • İlkadım İstasyonunda, Sosyal Hizmet Uzmanı, Psikolog, Önder Çocuk ve Kolluk Kuvveti görev yapacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ÇEMATEM

( Çocuk Ergen Madde Bağımlılığı Tedavi Eğitim ve Destek Merkezi)

 

Bu hizmet Sağlık Bakanlığı tarafından verilecektir.

 

İŞLEVLERİ :

 

İlk adım istasyonundan havale edilen, uçucu ve uyuşturucu madde kullanan çocukların, tıbbi tedavilerinin gerçekleştirilebilmesi amacıyla hizmet verecektir.

 

 

 


 

 

 

 

TIBBİ REHABİLİTASYON MERKEZİ

 

Bu hizmet Sağlık Bakanlığı tarafından verilecektir.

 

İŞLEVLERİ :

 

Tıbbi tedavisi tamamlanmış olan çocukların, tıbbi rehabilitasyonlarının gerçekleştirilebilmesi amacıyla hizmet verecektir.

 

Buradaki çocukların kalış süresi, çocukla çalışan hekim tarafından belirlenecektir.

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

SOSYAL REHABİLİTASYON MERKEZİ

 

 

Sosyal Rehabilitasyon, İlkadım İstasyonundan uyumlandırılarak, doğrudan gönderilecek ya da Tıbbi Rehabilitasyon Merkezlerinde tedavilerini tamamlamış çocukların, yönlendirileceği bir Merkezdir.

 

Sosyal Rehabilitasyon Merkezi, çocuğun, sağlıklı bir birey olarak, sosyal yaşamla uyumlandırılacağı süreçlerden geçeceği bir kampüs olacaktır.

 

İŞLEVLERİ :

 

Çocuklara:

  • Sosyal, kişisel sorumluluk bilinci kazandıracaktır.
  • Kurallara uyma alışkanlığı kazandıracaktır.
  • Bünyesinde yer alan birimler aracılığı ile, çocuğu, meslek edindirmeye yönelik mesleki eğitime veya örgün eğitime hazırlayacaktır.
  • Merkezde, Sosyal Hizmet Uzmanı, Psikolog, Psikiyatrist, Klinik Psikolog, Rehber Öğretmen, Çocuk Gelişimci, Önder Çocuk ve Kolluk Kuvvetleri görev yapacaktır.
  • Yapılan çalışmalar sonucunda, sosyal rehabilitasyon sürecini tamamlama aşamasına gelen çocukları;

 

Ailelerine,

SHÇEK Kuruluşlarına

YİBO ve PİO’lara,

Gençlik Evlerine, yönlendirecektir.

 

 

 

 

 

 

 

SOSYAL REHABİLİTASYON MERKEZİNDE YER ALMASI GEREKEN BİRİMLER

 

 

 

 

PSİKOLOJİK DESTEK BİRİMİ

 

 

 

 

 

EĞİTİM BİRİMİ

 

 

 

 


HOBİ ATÖLYELERİ

 

 

 

 

 

KÜLTÜREL VE SPORTİF ETKİNLİKLER

 

 


 

 

HAYVAN BARINAKLARI

 

 

 


 

SERA

 


 

 

 

MESLEKİ EĞİTİM ATÖLYELERİ

 

 

 

BU MODEL SONUCUNDA MERKEZDEN AYRILMA SÜRECİNE GELEN ÇOCUKLARIN NİHAİ DURUMUNA İLİŞKİN BEKLENTİLER


 

 

AİLEYE DÖNÜŞ

 

 

Mobil ekiplerin çocuğu tespit ettiği andan itibaren aileyle çalışmalar başlatılacaktır. Çocuğun ailesinin yanına dönmesini sağlayacak ekonomik ve sosyal destek çalışmalarının yanısıra, çocukla aile arasında uyumlandırma çalışmaları sürdürülecektir.

 

Örgün eğitim veya mesleki eğitime yönlendirilen çocuklar, ailelerinin yanında eğitimlerini tamamlamalarını sağlayacak şekilde izlenerek, desteklenecektir. Bu destek, SHÇEK ve çocuğun devam ettiği eğitim kurumlarının koordinasyonu ile sürdürülecektir.

 

 

KURUM BAKIMI

 

a) SHÇEK tarafından; Tüm çalışmalara rağmen ailesi ile uyumu sağlanamayan çocukların, yaş gruplarına göre SHÇEK kuruluşlarında korunma altına alınarak, örgün eğitime veya mesleki eğitime devam edebilmelerine olanak sağlanacaktır.

 

b) MEB tarafından; Aileleri ile kesinti halinde ilişkilerini sürdüren fakat uzun süreli ailesinin yanında kalması mümkün olmayan çocuklar Milli Eğitim Bakanlığına bağlı YİBO ve PİO lara yerleştirilecektir.

 

YİBO ve PİO larda bu çocukları psiko sosyal açıdan izlemek ve desteklemek üzere, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından psikolojik danışman ve rehberlik kadrosu güçlendirilecektir.

 

 

 

GENÇLİK EVLERİ

 

 

Hizmetten yararlandıkları süreçte yaşları 18 üstüne çıkan ve ailelerine dönüş olanağı olmayan, meslek ve iş edinmiş gençlerimizin, en az 3 en fazla 5 kişi olacak şekilde belirli bir süre için kira bedeli SHÇEK tarafından ödenmek üzere ve kendi masraflarını karşılamak kaydıyla, bağımsız yaşama geçişleri sağlanacaktır.

 

 

  •  

 

KORUYUCU VE ÖNLEYİCİ HİZMET MODELİ ŞEMASI

 

 


 

 

 

 




 

 

 


 

TOPLUM MERKEZİ

(Emniyet, Muhtarlık, Okul, Rehberlik Araştırma Merkezleri, Sağlık Ocağı, Aile Planlaması Merkezleri, Belediye,Din Görevlileri,

Sivil Toplum Örgütleri, Üniversiteler ile eşgüdüm içinde çalışacaktır.)

 

 

 


 

 


 

 


 

 

 


 

 

 

 

 

 


SOKAKTA YAŞAYAN ÇOCUK

 

 

 

 

 

KORUYUCU VE ÖNLEYİCİ HİZMETLER

 

Ülkemizde, sokakta yaşayan/çalıştırılan çocuklar olgusu tiner,bally vb uyuşturucu ve uçucu madde kullanan çevreyi tehdit eden çocuklar olarak algılanmaktadır. Kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütleri sorun ortaya çıktıktan sonra yapılabileceklerle ilgilenmekte, sorunun kaynağını durdurmakla ilgili bir çözüm üretme yönünde yetersiz kalmaktadır.

Sorunun ortaya çıkmasına neden olan öncelikli faktörler; bölgeler arası gelişmişlik farklılığı ve gelir dağılımındaki dengesizlik, yoksulluk, işsizlik, göç ve buna bağlı uyum sorunları, eğitimsizlik, sosyal güvenlik ağının yetersizliği, çok çocukluluk ve aile planlaması çalışmalarının yetersiz kalması, gecekondulaşma, aile parçalanması, aile içi şiddet, ihmal ve istismar olarak sıralanabilir. Ailelerin yoksulluk ve işsizlik nedeniyle çocuk işçiliğine bağımlı kılınan bir tavır ve tutum geliştirdiği gözlemlenmektedir. Sokakta yaşayan/çalıştırılan çocuklar sorununun ortaya çıkmadan engellenmesine yönelik tedbirlerin alınması, çocukların mahallesinde sağlıklı koşullara erişebileceği olanakların sunulması öncelik arz etmektedir.

Bu nedenle amaca ulaşmak için önleyici çalışmaların öncelikle risk altında bulunan ailelerin tespit edilerek, mahallinde çözüm üretileceği çalışmaların ilgili tüm sektörlerin (Valilik, Belediye, Milli Eğitim, Sağlık, Kolluk Kuvvetleri, SHÇEK, Diyanet, Sivil Toplum Örgütleri, Üniversiteler, Ticaret Odaları, Sendikalar) etkin işbirliği ile başlatılması gerekmektedir.

Bu doğrultuda; sokakta çalıştırılan çocukların yoğunlukla ikamet ettiği mahallelerde Toplum Merkezleri veya Aile Danışma Merkezleri, ilgili sektörler ( öncelikle yerel yönetimler ve sivil toplum örgütleri) tarafından hizmete açılarak, işbirliği içerisinde çocuklara ve ailelerine yönelik çalışmalar başlatılmalıdır.

Sokakta çalıştırılan çocuklara yönelik şehir merkezlerinde oluşturulan Çocuk ve Gençlik Merkezlerinde sunulan hizmetlerin maliyetinden daha düşük bir maliyetle gerçekleştirilebileceği öngörülmektedir. Çalışmaların başarı oranının yüksek olabilmesi için, bu tür merkezlerin fiziksel koşulları ile birlikte profesyonel meslek elemanlarının da yeterli olması gerekmektedir.

Toplum Merkezleri veya Aile Danışma merkezleri aracılığı ile, sokakta çalıştırılan veya çalıştırılma riski taşıyan çocukların yoğun olarak bulundukları mahallelerde, çocukların sokakta çalıştırılmalarını önleyici çalışmalar yürütülerek sokakta çalışma olgusunun engellenebileceği düşünülmektedir.

    Tüm merkezlerde çocukların yaş durumuna bağlı olarak çocukların yönetime katılması ve kendileri ile ilgili her türlü programda karar veren ve değerlendiren konumda bulunması amacıyla uygulanacak izleme ve değerlendirme sürecinde yer alması esastır. “Çocukların Katılım Hakkı”ndan yararlanması temel ilke olarak kabul edilmelidir. Bu ilke ışığında, çocukların merkezlerde örgün eğitim, mesleki eğitim yada 15 yaş üstü çocukların korunaklı bir işe yerleştirilmesine ilişkin kararlarda katılımı sağlanmalı ve ulaşmak istediği nihai hedefini profesyonel meslek elemanlarının yardımıyla kendisi belirlemelidir.

    Hizmet Modelimizde yer alan tüm merkezlerin; her ihtiyaç grubunun farklı özellikler taşıması ve farklı rehabilitasyon programına ihtiyaç duyması gereğinden hareketle, eş zamanlı olarak uygulanması gereken birde proje taslağı bulunmaktadır. Bu proje ile amaçlanan; Merkez hizmetlerinin standartlarının belirlenmesi, her merkezin hizmet verdiği gruba yönelik uzmanlaşmış yapıya bürünmesi ve bir çocuğa sokakta ulaşıldığı andan itibaren, ne tür mesleki yöntemler ve ne tür sosyal faaliyetler uygulanacağına dair adım adım ve saatlendirilmiş program yapılması ve hizmet grubuna yönelik olarak geliştirilen bu programın uygulanması planlanmaktadır. Rehabilitasyon programının; sokakta çalıştırılan, sokakta yaşayan, madde kullanan, ticari cinsel sömürüye maruz kalmış kız çocukları alanlarında çalışmalar yapan akademisyenler ile bu alanda birikimi olan saha elemanlarının oluşturacağı bir komisyon tarafından hazırlanması ve süpervizyon hizmeti ile desteklenmesi hedeflenmektedir.

    

 

 

KORUYUCU ÖNLEYİCİ HİZMETİ YÜRÜTECEK OLAN BİRİMLER

 

TOPLUM MERKEZİ

 

Mobil ekipler tarafından tespit edilen sokakta çalıştırılan çocuk, öncelikle koordinasyon merkezi bilgilendirilerek, ikamet ettiği mahallede hizmet veren Toplum Merkezine yönlendirilir. Sokakta çalıştırılan çocuklar sorununun temel kaynağının aileler ve çocuğun yaşadığı koşullar olduğundan hareketle, Toplum merkezinde görevli meslek elemanları tarafından çocuklarla, ailelerle ve öğretmenler ile toplantılar veya grup çalışmaları yoluyla bilinçlendirme ve içgörü kazandırma çalışmaları yürütülecektir. Çocuğun bulunduğu bölgeden uzaklaşarak kentin merkezinde hizmet veren Çocuk ve Gençlik Merkezlerinde faaliyetlere katılması yerine, çocuğun kendi ailesi ve çevresi içerisindeki koşullarını iyileştirerek, aile bağlarının kopmasını engelleyici çalışmalar gerçekleştirilmelidir.

 

 

 

 

 

 

İŞLEVLERİ:

 

  • Ailelerle bağlantı kurarak, sosyal incelemelerini yapmak,
  • Aileleri, çocukların sokakta karşılaşabilecekleri tehlike ve riskler hakkında bilgilendirmek,
  • Ailelere, çocukları ile iletişimlerini güçlendirmeleri yönünde eğitim programları uygulanmasını sağlamak,
  • Ailenin ekonomik yoksunluk içerisinde bulunduğunun tespiti halinde, sosyal yardım hizmetlerinden yararlandırmak,
  • Ailelerin, İŞKUR kapsamındaki meslek edindirme kurslarına dahil edilmelerini sağlamak,
  • Ailelerin sağlık (aile planlaması, aşı, çocuk sağlığı vb.) eğitim, hukuki işlemler ve ihtiyaç duydukları diğer konularda danışmanlık ve yönlendirme hizmetlerini gerçekleştirmek.
  • Çocukların sürekli devam ettikleri okulların idarecileri, öğretmenleri ve rehber öğretmenleri ile bağlantı kurularak, çocukların eğitim sistemi içerisinde tutulabilmeleri veya eğitim sistemine dahil edilebilmeleri amacıyla gerekli çalışmaların yürütülmesi, (Eğitim kitleri oluşturularak öğretmen ve psikolojik danışmanlara sokakta çalıştırılan çocukların özellikleri ve onlara karşı nasıl bir tutum geliştirilebileceği yönünde destek çalışmaları yapılması)
  • Çocukların başarı düzeylerinin düşük olduğu dersler için, Milli Eğitim Müdürlüklerince takviye eğitim programları yapılması yönünde işbirliği gerçekleştirmek,
  • Ailelerin okulla bağlantılarını güçlendirmek amacıyla veli-öğretmen görüşmelerine gerekli özenin gösterilmesi yönünde bilinçlendirme çalışmalarını yürütmek,
  • Zorunlu eğitim çağı dışındaki çocukların mesleki eğitime yönlendirilmesi yönünde çalışmalar yürütmek.
  • Öğrenime devam edebilecek yaş grubu içerisinde bulunan fakat ailesinin ekonomik yoksunluk içerisinde bulunması nedeniyle öğrenimine devam edemeyen çocukları YİBO ve PİO lara yönlendirme çalışmalarını sürdürmek.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İHMAL VE İSTİSMAR VAKALARINA YÖNELİK KORUYUCU VE ÖNLEYİCİ HİZMETLER

 

Günümüzde Çocuk İhmal ve İstismarı’nın giderek önem kazanması bu konuda verilmesi gereken tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin profesyonel ve işlevsel olarak planlanmasını gerektirmektedir. Özellikle fiziksel ve cinsel istismar vakalarında ilk muayene ve tıbbi tedavi sonucunda, çocuk ya bir Sosyal Hizmet Kuruluşu’na yerleştirilmekte ya da ailelerine teslim edilmektedir. Bu da çocukların ve ailelerin bir anlamda kendi kaderlerine terk edilmeleri sonucunu doğurmaktadır. Yeterli destek ve rehabilitasyon hizmeti alamayan çocuk ve aile yalnız bırakılma duygusu yaşamakta, bu da istismar sonrası örselenmenin devam etmesine ve giderek kronikleşmesine yol açmaktadır. Yapılan çalışmalar, yaşamlarının herhangi bir döneminde istismara uğramış kişilerin ileride kendi çocuklarına ya da çevrelerindeki diğer çocuklara karşı istismarcı bir tutuma girebildiklerini göstermektedir. Bu da fiziksel ya da cinsel istismara uğramış çocuklara ve ailelere yönelik rehabilitasyon programlarının hazırlanmasını ve uygulanmasını gerektirmektedir. Ancak, ülkemiz genelinde, bu tür rehabilitasyon programlarının uygulanabileceği yaygınlaşmış bir sistem bulunmamaktadır. İstismara uğramış çocuklara ve ailelerine yönelik rehabilitasyon programlarının olmaması, korunma altına alınan ya da ailelerine teslim edilen çocukların mağduriyetini arttırmaktadır. Bu da çocukların ilerideki yaşamlarını direkt olarak etkilemektedir.

 

Çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikolojik gelişimini olumsuz etkileyen, bir yetişkin, toplum ya da devlet tarafından bilerek ya da bilmeyerek yapılan hareket ya da davranışlara “Çocuk İstismarı” denmektedir. Çocuğun sağlığı, fiziksel veya psikolojik gelişimi için gerekli ihtiyaçların karşılanmaması ise “Çocuk İhmali” olarak tanımlanmaktadır.

 

Çocuk ihmali genelde ailenin, ilgili kurumların ya da devletin çocuğa karşı en temel sorumluluklarını yerine getirmemesi şeklinde tanımlanabilir. Bir bütün olarak toplum, kurumlar ve bireyler tarafından geliştirilen ihmal davranışı, çocukların eşit hak ve özgürlüklerinden yoksun bırakılması sonucunda onların en üst düzeyde gelişimlerini engelleyici davranışlar olarak ortaya çıkmaktadır. Çocuğun bakım ve beslenme gereksinimlerinin yeterince karşılanmaması gerekli tıbbi müdahalelerin yapılmaması, anne baba olarak çocuğa karşı danışmanlık görevinin yeterince yerine getirilmemesi ve çocuğun tek başına bırakılması ihmal davranışına örnek olarak verilebilir.

 
 

Aktif bir olgu olarak nitelendirilen istismar ise anne, baba ya da bakıcının çocuğa zarar vermesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Çocuk istismarı istem dahilinde fiziksel zarar verme, çocuğun kötü beslenmesine yol açma, cinsel istismar, çıkar için kullanma, bundan da öte çocuğun normal fiziksel ve zihinsel gelişimini kısıtlayıcı her türlü faaliyette bulunmayı içermektedir.

 

Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde çocuk istismarı, ihmali ve önlenmesiyle ilgili olarak taraf devletlere önemli sorumluluklar ve görevler yüklemektedir.

 

Sözleşmenin 19. maddesi çocuğun şiddetten korunma hakkı ile ilgilidir ve “bu sözleşmeye taraf devletler, çocuğun ana – babasının ya da onlarda yalnızca birinin, yasal vasi ya vasilerinin ya da bakımını üstlenen herhangi bir kişinin yanında iken bedensel veya zihinsel saldırı, şiddet ya da suiistimale, ihmal ya da ihmalkar muameleye, ırza geçme dahil her türlü istismar ve kötü muameleye karşı konulması için; yasal, idari, toplumsal, eğitsel bütün önlemleri alırlar” denmektedir.

 
 

Aynı şekilde sözleşmenin 20. maddesi “geçici veya sürekli olarak aile çevresinden yoksun kalan ya da kendi yararına olarak bu ortamda bırakılması kabul edilmeyen her çocuk devletten özel koruma ve yardım görme hakkına sahip olacaktır” denmektedir. böylelikle ihmal ve istismara uğradığı belirlenen ya da benzer koşullarda bulunan çocukların yüksek çıkarlarının korunması, bunun için gerekirse çocuğun bulunduğu ortamdan uzaklaştırılarak korunma ve bakım altına alınması hükme bağlanmıştır.

 

“Çocuk İhmal ve İstismarının Önlenmesi” için gerekli olan koruyucu ve önleyici çalışmaların planlanması, organize edilmesi ve uygulanması; özellikle cinsel, fiziksel veya ağır ihmal sonucu travmaya maruz kalan çocuklar ile bu çocukların ailelerine yönelik, 1. derecede çocuğun ve 2. derecede ailenin örselenmesini önleyecek tedbirlerin alınmasının sağlanması; çocuktaki ve ailedeki olası travma ve örselenmeyi tedavi ve rehabilite etmek amaçlı çalışmaların yürütülebileceği, yataklı ve ayakta rehabilitasyon hizmeti verebilecek, çocuk, aile ve topluma yönelik çalışmaların uygulamaya konacağı tam donanımlı ve gerektiğinde uzun süreli rehabilitasyon çalışmalarının yapılabileceği ve “ÇOCUK İHMAL ve İSTİSMARI ACİL MÜDAHALE ve REHABİLİTASYON MERKEZİ” olarak adlandırılan merkezlerin her ilde oluşturulması koruyucu ve önleyici tedbirler anlamında gerekli görülmektedir.

 

 Bunun yanısıra Çocuk İhmal ve İstismarının, genelde gizli tutulması eğiliminin olduğu bilinen bir gerçektir. Ailelerin ihmal ya da istismar konularında konularda daha rahat yardım almalarını sağlamak amacı ile profesyonel meslek elemanlarına internet üzerinden erişim sağlanması için bir “İnternet Sitesi”nin kurulması, bunun yanısıra SHÇEK bünyesinde hizmet veren “ALO 183 Çocuk, Kadın ve Sosyal Hizmet” hattının güçlendirilerek ihmal istismar vakalarına acil müdahalede bulunulmasını ve koruma hizmetlerinin halka ulaşmasının teminini sağlayacak şekilde yapılanması çalışmaları devam etmektedir.

 

 

 

ÇOCUK İHMAL ve İSTİSMARI ACİL MÜDAHALE ve REHABİLİTASYON MERKEZİ

 

İhmal ve İstismar Merkezlerinin; 24 saat, 7 gün esasıyla vardiyalı olarak veya İlin profiline göre icapçı meslek elemanları bulundurmak suretiyle hizmet sunması gerekmektedir.

 

İŞLEVLERİ:

 

  • Cinsel ve fiziksel istismar ile ağır ihmal vakaları sonucunda çocuklar genellikle korunma ve bakım altına alınarak Sosyal Hizmet Kuruluşlarına yerleştirilmektedir. Ancak özellikle aile içi cinsel istismarı olarak tanımlanan (Ensest) vakalarda ağır bir travma yaşayan çocuk, Emniyet, Hastane, Adli Tıp, Adliye ve Sosyal Hizmetler ağında gidip gelmekte böylece yaşadığı travma ve örselenme kronikleşmektedir. Bunun yanı sıra böylesine ağır bir travma yaşayan çocuğun yeterli tedavi ve rehabilitasyon programından yararlanamadığı da bir gerçektir. Travmaya maruz kalmış çocukların belli bir süre “ÇOCUK İHMAL ve İSTİSMARI ACİL MÜDAHALE ve REHABİLİTASYON MERKEZİ”nde verilecek tedavi rehabilitasyon hizmetinden yararlanması çocuğun daha az zarar görmesini ve ileride olabilecek olumsuzluklara karşı hazırlıklı olmasını sağlayabilecektir.
  • Aile dışında oluşan Cinsel İstismar vakalarında çocukla beraber ailenin de travmaya uğradığı bilinen bir gerçektir. Ancak böyle durumlarda aileler genellikle içine kapanmakta, çocuklarına karşı nasıl davranacaklarını bilememekte bazen yanlış davranışlar gösterebilmektedir. “ÇOCUK İHMAL ve İSTİSMARI ACİL MÜDAHALE ve REHABİLİTASYON MERKEZİ” çocukların yanı sıra ailelere yönelik tedavi ve rehabilitasyon programlarının da uygulanmasını sağlayacaktır.
  • Böyle bir travmaya maruz kalan çocukların okul ve arkadaş çevresinde de örselendiği bir gerçektir. Kriz merkezi aynı zamanda okul ve arkadaş çevresine yönelik çalışmaları da planlayacak ve organize edecektir.
  • AÇSP ve Sağlık Ocakları ile iş birliği yapılarak doğumdan itibaren ihmal ve istismar konusunda risk taşıyan ailelerin belirlenerek çocuk gelişimi ve psikolojisi konularında hizmet götürülmesi, İhmal ve İstismarın oluşmasının önlenmesi,
  • İhmal ve İstismar, sonucu evinden kaçan, sokakta çalışmak ya da sokakta yaşamak zorunda kalan çocukların ailelerine geri dönmelerinin sağlanması,
  • Yapılan araştırmalar suça yönelen çocukların büyük kısmının ihmal ya da istismara uğradığını göstermektedir. İhmal ve istismarın azaltılması ile suça itilmiş çocuk olgusunun azaltılması,
  • İhmal ve İstismar sonucu oluşabilecek Ergen İntiharlarının önlenmesi,
  • Mahkeme aşamasında çocukların örselenmesinin önlenmesi ve bu amaçla gerekli yasal düzenlemelerin yapılabilmesi için kamuoyu oluşturulması çalışmalarına destek verilmesi,
  • İhmal ve İstismar vakalarında çocukların basın ve görsel medya yoluyla örselenmelerinin ya da istismar edilmesinin önüne geçilmesi için kurumsal önlemlerin alınması yönünde kamuoyu yaratılması,

 

 
 

 

Yukarıda bahsedilen koruyucu ve önleyici tedbirlerin gerçekleştirilmesine rağmen, ülke genelinde yaşanan yoksulluk, işsizlik ve göç olgularının durdurulmaması halinde soruna müdahalede tüm sektörlerin aktif hizmet sunsa dahi yetersiz kalınacağı bilinmektedir.

Tüm tedbirlere rağmen, sokakta yaşama alışkanlığını kazanmış çocukların “Sokakta Yaşayan Çocuklara Yönelik Hizmet Modeli”nde yer alan aşamalardan yararlandırılması planlanmaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PERSONEL, MEKAN, ARAZİ VE EKİPMAN TEMİNİNİN YANISIRA, HİZMET SUNUMUNDA İŞBİRLİĞİ YAPILACAK KURUMLAR

 

    Sokaktaki çocuk olgusu, pek çok sorunu içinde barındırdığından dolayı, çözümü de çok sektörlü bir çalışmayı gerektirmektedir.

 

    Bugüne kadar, sokaktaki çocuk sorununun çözümüne ilişkin tüm beklentiler, sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna yönelmişse de, bugün ülkemiz gündemindeki yerini koruyan sokaktaki çocuk sorununun çözümüne ilişkin, çok sektörlü bir yaklaşımın geliştirilememesi nedeniyle, başarı oranı beklenilenin çok altında kalmaktadır.

 

    Bu sorunun çözümüne ilişkin, ilgili kurum olarak, sorumluluğumuzu bilmekler beraber, Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve özellikle Yerel Yönetimlerle, sorunun çözümü için, aktif bir işbirliğine gidilmemesi halinde, çözüm arayışları sonuçsuz kalmaya devam edecektir.

 

 

 

PERSONEL : Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı (Emniyet Genel

Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı) , Milli

Eğitim Bakanlığı, SHÇEK ve Belediyeler.


MEKAN : Belediyeler, Valilik, SHÇEK .


ARAZİ : Belediyeler.


MOBİL ARAÇLAR : Belediye, Valilik.

 

EKİPMAN : SHÇEK, Belediyeler, Valilik ve ilgili kurumlar

 

 

tarafından karşılanacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

SOKAKTA YAŞAYAN / ÇALIŞAN ÇOCUKLARA YÖNELİK HİZMET MODELİNİN UYGULANMASINA İLİŞKİN BAKANLIKLAR ARASI

İŞBİRLİĞİ ESASLARI

 

    

Sokakta yaşayan / çalışan çocuklar sorununa ilişkin, 1940’lı yıllarda, İstanbul’da tespit edilen 2848 çocukla başlayan süreç, günümüze boyutları genişlemiş bir biçimde çözüm bekleyen öncelikli sosyal sorunlardan biri olarak intikal etmiştir.

 

Ülkemizin, sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel yapısındaki değişime dayalı bir biçimde gelişen ve dünya konjönktörünün de etkisiyle ivme kazanan sokakta yaşayan çocuklar problemi, geliştirilecek acil eylem planlarının ivedilikle uygulamaya konmaması durumunda, bir süre sonra çözüme ulaşma zorlaşacaktır.

 

    Toplum bu çocuklarımıza damgalayıcı yaklaşmakta ve toplumun bir kısmı bu çocuklarımızı bir “tehdit unsuru” olarak algılanmaktadır. Söz konusu çocukların, rehabilite edilmek suretiyle sağlıklı birer birey olarak topluma katılmalarını sağlamak için, topluma dayalı modeller geliştirmek ve bu modelleri uygulamaya koymak kaçınılmaz bir gereklilik haline gelmiştir.

 

    Sözü edilen sorunun çözümü, ancak kurumlar arası “etkili işbirliğiyle” mümkündür.

 

    Bu gerçekten hareketle, Başbakanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın talimatıyla, Devlet Bakanı Sayın Güldal AKŞİT, İçişleri Bakanı Sayın Abdülkadir AKSU, Sağlık Bakanı Sayın Recep AKDAĞ ve Milli Eğitim Bakanı Sayın Hüseyin ÇELİK’ten oluşan bir komite kurulmuştur.

 

    Komite bir dizi toplantı yapmak suretiyle; sokak çocukları, kapkaç olayları ve uyuşturucu madde kullanımının önlenmesi konularında çalışmalar yapmış, bu konuların birlikte ele alınması amacıyla, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu koordinatörlüğünde proje geliştirilmesi istenmiştir.

 

Bu çerçevede, SHÇEK Genel Müdürlüğü tarafından kapsamlı bir model geliştirilmiş, Sayın Bakanlara 09.11.2004 ile 20.12.2004 tarihlerinde takdim edilmiş ve uygulanabilir olduğu konusunda ortak bir fikir oluşmuştur.

 

Bakanlıklar ve kurumlar arası etkili işbirliğine dayalı olarak gerçekleştirilecek bu uygulama, sorunun yoğun olduğu illerden başlanarak hayata geçirilecektir. Projenin öncelik sıralaması içerisinde İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya, Diyarbakır, Adana, Mersin, Bursa, illerinde uygulanmasına ve ilk uygulamanın da İstanbul’da yapılmasının uygun olacağına karar verilmiştir.

 

    “Sokakta Yaşayan / Çalışan Çocuklara Yönelik Hizmet Modeli” olarak adlandırılan söz konusu çalışma, sorunun yaşandığı tüm illere uygulanabilecek ölçektedir.

    

SHÇEK Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Sokakta Yaşayan / Çalışan Çocuklara Yönelik Hizmet Modelinin”, ilk uygulama merkezi olarak seçilen İstanbul İli, Modelin pratik bir değer kazanması ve yaygın uygulamaya geçilmesi noktasında büyük önem taşımaktadır.

 

Bugüne kadar bu alanda gerçekleştirilememiş olan kurumlar arası işbirliğinin, etkili biçimde uygulamaya konacak olması, SHÇEK’in koordinasyonunda, diğer kurumların da bu hizmeti üstlenme de çok istekli davranmaları, “Sokakta Yaşayan Çocuklar” sorununun çözümü adına atılmış çok ciddi bir adımdır. Bu işbirliğiyle sağlanacak başarı, bir çok sosyal sorunun çözümü için de, model oluşturabilecektir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PROJE KAPSAMINDA BAKANLIKLAR İLE DİĞER

KURUM VE KURULUŞLARIN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

 

 

DEVLET BAKANLIĞI’NIN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

 

Bağlı Kurumu olan SHÇEK aracılığı ile hizmet verecektir.

    SHÇEK Genel Müdürlüğü, “Sokakta Yaşayan Çocuklara Yönelik Hizmet Modeli” adı altında yaptığı çalışmanın realize edilmesinde, hem uygulamaya hazırlık aşamasında, hem de uygulama sürecinde sekreterya görevini ve kurumlar arası işbirliğini etkili bir biçimde sağlayacak, Model’in uygulama aşamasında da fonksiyonel bir rol üstlenecektir.

 

  • Kurumlar arası işbirliğinde koordinasyonu sağlayacaktır. Oluşturulacak koordinasyon kurulunun sekreterya hizmetlerini yerine getirecektir. İllerde bu görev İl Sosyal Hizmetler Müdürlüklerince yerine getirilecektir.

 

  • 25.02.2005 tarihine kadar ki zaman diliminde yapılacak ön çalışma ve toplantıları organize edecek ve gerekli yazışmaların yapılmasını temin edecektir.

 

  • İstanbul’da, Model’in uygulanacağı birimlerin tespitinde ve birimlerle ilgili yeni düzenlemelerin yapılmasında öncülük edecek, kontrol ve denetim görevini işbirliği çerçevesinde yürütecektir.

 

  • Kurum bünyesinde projenin takip ve kontrolünü sağlamaya yönelik bir çalışma grubu (grup üyelerinin kimlerden oluşacağı belirlenmelidir) oluşturacaktır.

 

  • Bakanlıkların Sayın Bakanlar adına hareket etmek üzere görevlendirecekleri yetkilileri ile sürekli irtibat halinde bulunacak, karşılaşılacak problemlerin gecikmeksizin çözümü konusunda gereğini yapacaktır.

 

  • Model’de yer alan birimler için gerekli olan eleman ve ekipmanın sağlanmasını diğer Kurumlarla birlikte temin edecektir.

 

  • Uygulamaya başlama tarihi olan 25.02.2005 tarihinden itibaren gelişecek süreçte, tüm ilgililerle ortak hareket ederek, uygulamayla birlikte kontrol ve denetim mekanizmasını aktif bir biçimde işletecek ve raporlama yapacaktır.

 

 

 

 

ADALET BAKANLIĞININ YÜKÜMLÜLÜKLERİ

 

  • Gerek Modelin hazırlık aşamasında, gerekse, uygulanması sırasında, karşılaşılabilecek hukuki problemlerin çözümü konusunda yol gösterecektir.

 

  • Mevcut yasal düzenlemeler içerisinde, değişiklik yapılmasının veya yeni yasal düzenleme yapılmasının gerektiği durumlarda yardımcı olacaktır.

 

 

 

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NIN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

 

  • Model çerçevesinde; illerde yürütülen çalışmaları izlemek ve değerlendirmek üzere, İçişleri Bakanlığı bünyesinde bir Müsteşar Yardımcısı başkanlığında Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü temsilcilerinden müteşekkil bir komisyon oluşturulacaktır.

 

  • Sokakta, Mobil Ekipler tarafından yapılacak çalışmalarda yeterli sayıda kolluk elemanı görevlendirilecektir.

 

  • Model’in, ileri uygulama aşamalarında ortaya çıkacak yeni durumlara ilişkin, İçişleri Bakanlığı’nı ilgilendiren eleman, ekipman ve düzenlemelere aktif destek verecektir.

 

  • Adli tıp vakaları ile, ihmal ve istismar vakalarında görev alanına giren konularda ilgili merci ve kurumlarla bağlantı kuracak ve vak’ayı bizzat takip ederek sonuçlandıracaktır.

 

  • Eylem Planının uygulanacağı illerde, Valilik, Kaymakamlık, Belediyeler ve Kolluk Birimlerinin , SHÇEK’le işbirliği desteklenecektir.

 

  • İçişleri Bakanlığının 20.12.2004 tarih ve 285 (2004/157) sayılı genelgesi ile illerde oluşturulması öngörülen Komisyonların etkin ve verimli çalışması sağlanacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NIN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

 

  • Model çerçevesinde, Bakanlık bünyesinde iç organizasyona giderek bir komisyon oluşturacaktır.

 

  • Proje koordinasyonu çerçevesinde Sayın Bakan adına yetkilendirilmiş üst düzey bir temsilciyi görevlendirecektir.

 

  • Model içinde yer alan Sosyal Rehabilitasyon Merkezi’ndeki eğitim birimlerinde görev yapacak rehber öğretmenleri ile Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olacak şekilde görevlendirilmelerini sağlayacaktır.

 

  • Sosyal Rehabilitasyon Merkezi Eğitim Birimlerinde görevlendirilecek Öğretmenler ile Psikolojik Danışmanların, görevlendirme öncesi ve görev süreçlerinde hizmet içi eğitimlerini gerçekleştirecektir

 

  • Sosyal Rehabilitasyon Merkezi’nde hizmet alacak çocukların, örgün, yaygın ve mesleki eğitimden yararlanmaları konusunda yaş vb. durumlarına bakılmaksızın Milli Eğitim sistemiyle bütünleşmelerini sağlayacak şekilde eğitim programları ve uygulama süreçlerini belirleyecektir.

 

  • Sokakta yaşayan / çalışan çocukların eğitimlerine yönelik yasal engellerin kaldırılması ve yeni düzenlemenin yapılması yönünde gerekli mevzuat değişiklik çalışmalarını yürütecektir.

 

  • Bağlı ilköğretim okullarının Müdürlükleri aracılığı ile, okula devam etmeyen çocuklar ve aileleri hakkında araştırma yaparak, risk durumlarına karşı önlem alacak ve bunları tertip komitesine rapor edecektir.

 

  • Bakanlık imkanları dahilinde karşılanabilecek olan; arsa, bina, ekip ve ekipmanın teminiyle birlikte, uygulama aşamasında karşılaşılabilecek yeni durumlara ilişkin, Bakanlık görev alanına giren konularda aktif destek verecektir.

 

  • İstanbul başta olmak üzere Model’in uygulanacağı illerdeki bağlı Müdürlüklerini, SHÇEK’le işbirliği yapma ve aktif destek verme konusunda görevlendirecektir.

 

 

 

 

 

SAĞLIK BAKANLIĞI’NIN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

 

 

  • Model çerçevesinde, Bakanlık bünyesinde iç organizasyona giderek bir komisyon oluşturacaktır.

 

  • Proje koordinasyonu çerçevesinde Sayın Bakan adına yetkilendirilmiş üst düzey bir temsilciyi görevlendirecektir.

 

  • Madde bağımlısı çocuklara hizmet vermek üzere müstakil ÇEMATEM’ler ve Tıbbi Rehabilitasyon Merkezleri kuracak, bunun mümkün olmaması durumunda mevcut AMATEM’lerin bir bölümünü sadece çocuklara hizmet verecek şekilde düzenleyecektir.

 

  • Model’de yer alan birimlerde görev alması öngörülen sağlık personelinin (doktor, hemşire, psikologi psikiyatrist vb.) Sağlık Bakanlığı’na bağlı olacak şekilde görevlendirilmelerini sağlayacaktır.

 

  • Yeter derecede eleman desteğinin yanı sıra; arsa, bina, ekipman, araç-gereç ve ilaç desteğinde bulunacaktır.

 

  • Sokak Çocukları Koordinasyon Merkezi, İlk Adım İstasyonu ve Sosyal Rehabilitasyon Merkezinde gerekli tıbbi tedavi ünitelerini kuracak ve ünite için gerekli araç-gereci temin edecektir.

 

  • Uygulamanın ileri aşamalarında doğacak ihtiyaçlar ve yeni düzenlemelere ilişkin görev alanına giren her konuda destek verecektir.

 

  • İstanbul ve daha sonra uygulamaya geçilecek illerde bulunan İl Müdürlükleri ve bağlı kuruluşlarını SHÇEK’le işbirliği yapmak üzere görevlendirecektir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

VALİLİKLERİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

 

 

  • Yürütülecek Model çerçevesinde Vali veya görevlendireceği Vali Yardımcısı, sokakta yaşayan çocuklarla ilgili işbirliği içerisinde bulunan Kurum ve Kuruluşların uyumlu olarak çalışmalarını koordine edecektir. Valilikte yürütülen bu çalışmalarda sekreterya görevi SHÇEK tarafından yerine getirilecektir.

 

  • Uygulamada karşılaşılan güçlükleri ve aksaklıkları giderme noktasında, işbirliği çerçevesinde, çözümleyici ve kolaylaştırıcı girişimlerde bulunarak hizmete işlerlik kazandıracaktır.

 

  • İl Özel İdarelerinin bütçelerinde bu konuya ilişkin ödenek ayrılması ve/veya mevcut ödeneklerden buraya transfer yapılmasını sağlayacaktır.

 

  • Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından, yapılan yardımlarda sokak çocuklarının ve ailelerinin desteklenmesi konusuna öncelik verilecektir. Ayrıca, İl dışından çeşitli nedenlerle gelen çocukların, ikamet ettikleri yerler ile koordine sağlanarak illerine dönüş giderlerini karşılayacaktır.

 

  • Çocukların, kamuya bağlı sağlık kuruluşları (hastane, tıp merkezi vb.) nın yanı sıra, acil durumlarda, özel sağlık kuruluşlarından yararlandırılmaları halinde gerekli ödemeleri karşılayacaktır.

 

  • Çalışmalarla ilgili olarak, belli aralıklarla durum değerlendirmesi niteliğindeki raporları Devlet Bakanlığına gönderecektir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

MAHALLİ İDARELERİN (İl Özel İdareleri ve Belediyeler) YÜKÜMLÜLÜKLERİ

 

  • Yerel Yönetimler, Model’in uygulanması esnasında ihtiyaç duyulan arsa, bina, ekipman ve eleman temininde yardımcı olacaktır.

 

  • Belediyeler, gerek 5272, gerekse 5216 sayılı Belediye Kanunlarında yer alan, Belediyenin sosyal görevleri kapsamında, çocuk koruma evlerinin açılması, yoksu çocuklara dönük hizmet sunumunun etkin hale getirilmesi ve sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın teşvik edilmesi için gerekli tedbirleri alacaklardır.

 

  • İl Özel İdareleri bütçelerinden, bu model kapsamında, illerde yürütülecek faaliyetlere gerekli kaynağı ayıracak ve bunu illerinde etkin bir şekilde kullanacaklardır.

 

  • Belediye Kanununda esasları düzenlenen “Kent Konseyleri”, önemli gündem maddelerinden bir tanesini, sokaktaki çocuklar ile ilgili sorunların tespiti ve bu konuda yapılacaklar olarak belirleyecektir. Gerek Kent Konseyinde yer alan kişi ve kuruluşların, gerekse Belediye kanununda düzenlenen, gönüllü katılım müesseselerinin etkin çalışmaları sağlanarak sokaktaki çocukların sayısının azaltılması ve sorunlarının çözümü için gerekli çabayı sarf edecektir.

 

  • Çocukların sokağa düşme riskinin yüksek olduğu mahalle ve semtlerde kuracağı ofisler ve çalıştıracağı meslek elemanları vasıtasıyla, aile odaklı hizmet verecektir.

 

  • Mahallelerde açacağı çocuk ve gençlik merkezlerinde, çocukların, boş zamanları değerlendirilerek, kent merkezine inişini önleyecektir.

 

  • Sosyal rehabilitasyon sürecini tamamlamış çocukların istihdamını sağlayacaktır.

 

  • Sokakta çalışan ve çalışma riski altında bulunan çocukların ebeveynlerine yönelik meslek edindirme kursları açarak, istihdam olanaklarından yararlanmalarını sağlayacaktır.

 

  • Ailelerin desteklenmesi amacıyla (ayni-nakdi yardım vb.) mevcut imkanlarını kullanacaktır.

 

Mahalli İdareler sorumluluk bölgelerinde “Sokakta Yaşayan Çocuklar” ile ilgili kamuoyunu bilinçlendirme çalışmaları yapacaktır.