Hidrojen

karışımınadn oluşur.Protyum yada hidrojen -1, döteryum yada hidrojen -2 ve trityum yada hidrojen -3.6000 birim doğal hidrojende bir birim döteryum bulunur; “Ağır hidrojen” olarakta bilinen döteryum hidrojenin 2 ağırlığında bir gazdır.Eğer döteryum atomları ola üstü yüksek sıcaklıkta birbirleri ile çarpıştırılırsa çekirdekleri kaynaşır ve helyum atomlarına dönüşür çekirdek kaynaşması yada füzyon denen bu tepkimede Nötronların serbest kalması ile çok büyük bir enerji açığa çıkar hidrojen bombasını böylesine korkunç bir silah durumuna getiren işte bu enerjidir.Ama döteryum çekirdeklerinin kaynaşmasıyla açığa çıkan bu enerjiyi insanların yararına, örneğin elektrik üretiminde kullanmak bukadar kolay değildir.Çunki, (+) elektrik yüklü oldukları için birbirlerini iten çekirdekleri kaynaştırabilmenin yolu çokbüyük bir hız kazandırarak birbirlerine yakınlaşmalarını sağlamaktır bunun için çok yüksek sıcaklıklar örneğin güneşin iç kesimlerindekinden daha yüksek bir sıcaklık gerekir.Son yıllarda bilim adamlarının uğraştıkları “soğuk füzyon” denemelerinin amacıda döteryum çekirdekleri arasındaki bu koynaşmayı olağan sıcaklıklarda gerçekleştirerek tükenmez bir enerji kaynağı biçimde insanlığın yararına sunmaktır.

 

HİDROJEN BOMBASI

Hidrojen bombası temelde nükleer füzyon reaksiyonuna dayanan ve çok yüksek tahrip gücüne sahip nükleer bir silahtır.Füzyon reaksiyonunda küçük kütleli atom çekirdekleri birleşerek daha büyük çekirdekler oluşur ve bu sırada çok büyük miktarda enerji açığa çıkar.Teorik olarak füzyon reaksiyonunda bütün elementlerin çekirdekleri gerekli sıcaklık ve basınç sağlandıgında birleşebilir.Ancak, en kolay füzyon reaksiyonunu verebilen element hidrojen’dir.Hidrojen ve izotopları (döteryum ve trityum) yaklaşık 100 milyon °C gibi çok yüksek bir sıcaklıkta füzyona uğrarlar.Bu sıcaklığa ulaşılarak füzyonun başlatılmasi için ise atom bombasına ihtiyaç vardır.Kısacası, hidrojen bombasının patlatılabilmesi için önce atom bombasının patlatılması gerekir.Bir hidrojen bombası; ortada trityum ve döteryumdan oluşan füzyon yakıtı, bunun çevresine fisyon patlayıcıları (atom bombası), onunda çevresinde ise nötron yansıtıcı bir kabuktan oluşur.Öncelikle atom bombası patlatılır.Bunun sonucunda oluşan sıcaklık ve basınç hidrojen bombasını patlatmasını sağlar.Hidrojen bombasından açığa çıkan enerji aynı ağırlıktaki atom bombasına göre yaklaşık 1000 kat daha fazladır.Hidrojen bombasının gücünün daha iyi anlaşılması için şu gerçek çok dikkat çekicidir; “Bir tek hidrojen bombasının patlama gücü insanlık tarihindeki bütün savaşlardaki tüm patlamaların gücünden daha fazladır”. İlk hidrojen bombası 1952 yılının sonlarında büyük okyanustaki Marshall adalarında ABD tarafından denenmiştir.O günden bugüne nükleer bomba denemeleri artarak devam etmiştir.Ancak bu denemer sonucunda açığa çıkan pek çok radyo aktif iztop ve ışınlar atmosferi ve çevreyi olumsuz etkilemiştir.Eklojik dengenin bozulmasında en büyük sebeplerden biride nükleer bomba denemeleridir.