AİLENİN ÇOCUK GELİŞİMİNE ETKİSİ

 

PROBLEM :

 

Sosyolojik açıdan aile kurumunun çocuktaki şahsiyet gelişimine etkisi ve aralarında nasıl bir ilişkinin olduğu bu araştırma ile ele alınmıştır. Araştırmada ailenin çocuğun şahsiyet gelişimine etkisi olduğu kabul edilmiştir.

 

ALT PROBLEMLER :

 

  • Çocuktaki şahsiyet gelişiminde annenin etkisi var mıdır?
  • Ana-baba arasındaki karşılıklı ilişkilerini çocuk şahsiyetine etkisi?
  • Çocukla, anne-baba arasındaki karşılıklı ilişkinin etkileri?
  • Kardeşler arasındaki ilişkilerin şahsiteye etkisi?
  • Sosyal statü ve roller şahsiyetin gelişmesinde etkilimidir.?
  • Rol çatışmasının şahsiyet gelişimindeki etkisi?
  • Kültürün şahsiyet gelişimindeki rolü nedir?
  • Sosyalleşme sürecinin şahsiyetin gelişmesindeki etkileri?

 

AMAÇ :

 

Ailenin çocuğun şahsiyet gelişimindeki etkilerinin boyutları belirlenmeye çalışılmıştır.

 

 

VARSAYIM :

 

Aile ve şahsiyet arasında bir ilişki olduğudur.

 

EVREN VE ÖRNEKLEM :

 

Araştırmada evren veya örneklem yoktur. Aile ve şahsiyet üzerine yazılmış kitaplar, eserler süreli yayınlardan konular taranmış ve elde edilen veriler sınıflandırılıp yorumlama yapılmıştır.

 

ANALİZ TEKNİĞİ :

 

Taranan eserlerden tümevarım yolu ile sonuçlar elde edilmiştir. Şahsiyet gelişiminde aile, eğitim, kültür, kardeşler arası ilişkiler, anne-babanın tutumlarının çocuğun şahsiyet gelişiminde etkili olduğu sonucuna varılmıştır.

 

TANIMLAR :

 

Araştırmada öncelikle belli konuların iyi anlaşılabilmesi için bazı kavramların tanımlaması yapılmıştır. Bu tanımlar : sosyal rol, sosyal statü, kültür, sosyalleşme..vb

 

KURAMSAL ÇERÇEVE :

 

Kuramsal çerçevede yapısal-fonksiyonalist yaklaşım, sembolik etkileşimci yaklaşım, sistem yaklaşımı, kurumsal-tarihsel yaklaşımların aile ve şahsiyete bakışı üzerinde durulmuş ve bilgi verilmiştir.

 

 

ARAŞTIRMADA KULLANILAN HİPOTEZLER    :

 

  • Aile, çocuğun şahsiyetinin oluşmasında ve gelişmesinde, fertlerin “şahsiyet bütünlüğü” kazanmalarında en önemli role sahiptir.
  • Aile içi sosyal ilişkiler çocuktaki kişilik gelişmesini etkilemektedir.
  • Şahsın sahip olduğu sosyal statü ve rolü, şahsiyetin gelişmesinde etkili olduğu gibi rolün nitelikleri ve rol çatışmaları, şahsiyet bozukluklarının hem etkeni hem de sonucudur.
  • Bu gruba katılan kişilerin şahsiyetinde aksetmiş bulunan belli bir kültürün etkisi, kişilerin yüklenebileceği veya benimseyebileceği rollerin çeşitliğiyle ortaya çıkar.
  • Sosyalizasyon süreci içinde şahsın yakın çevresi, aldığı eğitim, katıldığı iş hayatı ve meslek çevresi şahsiyetinin oluşmasında ve pekiştirilmesinde önemli rol oynamaktadır.

 

 

SONUÇ :

 

Yapılan kaynak taramaları sonucunda bu araştırmada şu sonuçlara ulaşılmıştır.

 

  • Anne-baba arasındaki ahenkli ilişki cocuktaki kararlı ve iyi gelişmiş bir kişiliğin gelişmesinde önemli rol oynar. Ebeveynler arasındaki karşılıklı çatışmalar çocuğun kişiliğinde kötü bir şekilde yerleşir.

 

  • Çocuğun anne ve baba tarafından sevildiğini hissetmesi normal bir kişiliğin gelişmesi için gereklidir. Ailede çocuğa uygulanan disiplin şahsiyet gelişmesinde etkilidir.

 

  • Genellikle kardeşler arasındaki ilişki, aile üyeleri tarafından rekabete doğru yöneltilirse çocuğun şahsiyetinde bazı düzensizliklere sebep olur.

 

  • İnsanın doğuştan ve sonradan kazanılan statüleri ile bunlara bağlı olan aktif halin, fonksiyonlara yönelik olan sosyal rolleri, vaziyet alışları üzerinde yükselen davranışları şahsiyetin temellerini oluşturur.

 

  • Fert, sosyal davranışa uygun olarak insani davranış kazandığı zaman, şahsiyetini elde eder. Yani toplum içinde bir şahıs olur.

 

  • Bireyin yaşamında sosyal statüsünün gereği yaptığı roller bireyin şahsiyet kazanmasında etkilidir. Şahsiyet kısmen rollere göre yapılanır.

 

  • Sosyal rollerin niteliklerini ve rol bozukluklarını ve çatışmaları dikkate alınca, rollerin şahsiyet bozukluklarını hem etkeni hem de sonucu olmaktadır. Rol çatışmalarında ya uyum göstererek şahsiyetinin geliştirir yada kaçarak kendini yok edecek davranışları sergiler.

 

  • Herkes kültürel faktörlerin ve tabii faktörlerin emirlerine itaat etmekle mükelleftir. Birey nasıl, ne zaman ve nerede öğrendiğinin farkına varmadan doğum yoluyla katıldığı kültür muhtevasının şahsiyetinden bir parça olarak görmeye başlar.

 

  • Kişinin sosyal şahsiyetinin oluşturan şey, içinde bulunduğu kültürde oynadığı bütün rollerin tümünde şahsiyet bir kültür içinde ve o kültürden mutlaka bir şeyler alarak oluşmaktadır.

 

  • Birey toplum ve kültürün çeşitli etkilerinin birbirinden ayırarak, değerlendirerek, koordine ederek, bütünleştirerek, kabul veya reddederek kendine göre bir şekil verir. Böylece bireyde kendine has bir şahsiyet gelişir. Şahsiyetini yani kendini tanıyan ve kendisi gibi olan insanlarla benzerliklerini farkeden bir kimse, yaratıcı olarak bir ferdiyet kazanır.

 

  • Bireylerin şahsiyetleri dinamik, ama unsurları uyumlu bir bütün olmalıdır. İnsan şahsiyetinin çeşitli unsurları arasındaki uyumsuzluklarda şahsiyetin bütünlüğünü parçalar, onu iç huzursuzluğa, toplumsal hayattan sapmalara sürüklemektedir.

 

  • Şahsiyette , kişinin özelliklerinden çok özel çevre şartları altında ne planlayıp ne yapabildiği önemlidir.
  • Çocuk ilk resmi şahsiyet olarak öğretmenini görür. Öğretmen ilk model tiptir. Şahsiyetin gelişmesinde okul ve öğretmen önemli bir etkendir.

 

  • Eğitimden sonra, meslek çevresi ve iş hayatıda sosyal hayata uyum sağlamada ve şahsiyeti pekiştirmede önemli rol oynamaktadır. Kişinin mesleği şahsiyetin en önemli boyutudur.

 

  • Çocuğun aile muhiti içindeki ilk tecrübeleri şahsiyetin gelişimine şekil veren sosyal tesirlerin en başında gelenidir. Aile en etkili eğitim kurumu olarak çalışır. Kişilik aile ortamında gelişir. Aile, çocuğuna bir şahsiyet kazandırmak ister bunun için yegane yol anne ve babanın çocuğa iyi örnek davranışlarda bulunmalarıdır. Erkek babasını, kız ise annesini gözlemleyerek anne ve babalık üzerine bir şahsiyet geliştirir.

 

  • Aile sosyal şahsiyet gelişmesinde toplum ile yakın çevre arasında bir ara değişken olarak etkide bulunur. Aile, şahsiyet oluşturmada temel sosyal kurumdur.

 

  • Aile içindeki çocuk, adetlerin, geleneklerin, örflerin, tavırların, kıymet hükümlerinin cemiyetçe kabul edilmiş örneklerini öğrenir.

 

  • Aile şahsiyetlerin ahenkleştirilmesine dayanmak suretiyle, çok daha yüksek ölçüde şahsi bir yapı haline gelmektedir.

 

  • Günümüz ailesi, şahsiyeti geliştirici, şekillendirici, terbiye edici rolü ile önemli ölçüde güç kazanmaya yeniden başlamıştır. Çünkü, aile tekrar temel bir alt kurum olarak toplumun üst kurumlarının desteklemekte, beslemekte olan bir “güç merkezi” olmuştur.

 

  • Çocuğa ideal toplum kurallarına göre değil, yaşadığı topluma uyumunu sağlayacak şekilde terbiye etmek gerekir. Terbiyede gaye topluma uyabilen aktif bir kişilik geliştirebilmektir.

 

  • Aile hiç şüphesiz ferdin sosyal şahsiyetini geliştiren tek kurum değildir. Ailenin yanında, çocukların oyun grupları, komşular ve her şeyden önce okul ve meslek çevresi yer almaktadır.

 

  • Aileler kültür unsurlarının taşıyıcıları olduklarına göre, şahısların şahsiyetlerinin geliştirecek ve kültüre katkıda bulunacak bir ortama sahiplerdir.

 

 

 

YORUM :

 

Bu araştırmada evren veya örneklem yoktur. Yapısal-fonksiyonalist yaklaşım yöntemi ile aile, şahsiyet ilişkisi ele alınmıştır. Yerli ve yabancı düşünür ve eserlerin verdiği bilgiler toplanmış, sınıflanmış ve belli sonuçlara ulaşılmıştır. Gerek öncüller olsun gerekse sonuçları açısından bu araştırmaya bakıldığında bilinen bilgiler elde edildiği görülmektedir. Araştırmada veri toplama, kaynak tarama tekniği kullanılmıştır. Deney, gözlem, gibi yöntem kullanımına başvurulmamıştır. Araştırma, başka araştırmalara kaynaklık etmesi bakımından iyi yapılmış bir çalışmadır. Problem ve alt problemler belirtilmiş ve bunların çerçevesinde araştırmanını kapsam ve sınırlılıkları belirlenmiştir. Araştırmada hipotezler belirtilerek araştırmanın sonucunda bunların doğrulandığı neticesine varılmıştır.

Araştırmada kullanılan bazı önemli kavramlar tanımlanmış kavramsal ve kuramsal çerçeve oluşturulmuştur.

Bir yüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışma kanımca iyi hazırlanmış, kaynakların taranması verilerin sınıflandırılması ve yorumlanması bakımından düzenli bir emeğin ürünüdür. Sonuçlarına bakılırsa gerek Türk aile yapısı gerekse toplum yapısı bakımından yararlı bir çalışmadır.