AHŞAP

 

TARİHÇE

Ahşabın yapı malzemesi olarak kullanılmaya başlaması tarihi beton ve çeliğe oranla çok daha eskidir. Tarihten önceki çağlarda bile ahşabın yapılarda kullanıldığı tespit edilmiştir. Bir yazar, başlangıcı daha da öteye götürerek “Ahşabın yapıda kullanılması, kendilerini vahşi hayvanlardan korumak isteyen ilkel insanların ağaçlara tırmanmasıyla başlar” demektedir.

Ahşabın yapılarda taşıyıcı iskelet malzemesi olarak kullanılmasındaki asıl gelişme, içinde bulunduğumuz yüzyılın başlarına rastlar. Artan ve gittikçe yaygınlaşan sanayileşmenin ortaya çıkardığı ihtiyaçlar, Birinci Dünya Savaşı öncesi ve savaş yıllarında değerli bir savaş malzemesi ham maddesi olan çeliğin yapı alanından çekilmesi, ahşabın daha çok ve değişik fonksiyonlu yapılarda, daha rasyonel kullanılabilmesi için gerekli bilgi, bilimsel araştırma ve çalışmaları zorlamış ve başarılı sonuçların elde edilmesinde yararlı olmuştur. Bugünkü modern birleşim elemanlarının çoğunun bulunması ya da geliştirilmesi, ahşabın çeşitli dış etkilere karşı korunmasını sağlayan malzemenin ve kullanma yöntemlerinin geliştirilmesi bu döneme rastlar.

Gelişmede ikinci büyük aşama, İkinci Dünya Savaşı ve onu izleyen yıllarda oluşmuştur. Daha önceden de bilinmekle beraber yeterince gelişemeyen tutkallı ahşap yapı elemanlarının bu aşamada büyük rolü olmuştur. Bunu sağlayan da, savaş sanayi kollarında geliştirilmiş olan sıcağa ve rutubete dayanıklı yapay reçine tutkallarının ahşap yapılar alanında uygulanmaya başlanmasıdır. Varılan sonuçlar o kadar mükemmeldir ki bir çok yazar, özellikle 1958′lerden sonraki yayınlarda, bu olayı yeni bir Rönesans (yeni bir yeniden doğuş) olarak nitelemiştir. Gerçekten bugün, kesitleri statik ve mukavemet hesaplarının ihtiyaç göstereceği her ölçüde olabilen, uzunlukları istenildiği kadar yapılabilen ve istenilen herhangi bir formda projelendirilebilen ahşap taşıyıcı iskelet elemanları imal etmek mümkün olabilmektedir. Nasıl olabildiği hakkında oldukça geniş bilgi ileride sırası geldiğinde verilecektir (DUMAN N., ÖKTEN S.).

 

TANIM :

Canlı bir organizma olan ağaçtan elde edilen lifli, heterojen ve onizotrop yapı malzemesine ahşap denir. Ahşap insanlığın ilk yapı malzemelerinden biridir. Her ne kadar günümüzde ahşabın taşıyıcı eleman olarak kullanımı azaldı ise de yine de ahşap önemli bir yapı malzemesi olma niteliğini korur. Ahşap günümüzde taşıyıcı malzeme olarak çatılarda, betonarme inşaatın iskele ve kalıplarında kullanılır.

Ahşap dülgerlik, doğrama ve mobilya işlerinin temel malzemesidir. Ayrıca ekonomik nedenlerle, ahşabın artıkları yonga, talaş ve tozlarından üretilen yarı yapay malzemelerin kullanımı gün geçtikçe artmaktadır. Ahşabı yapısal olarak doğal bir polimer olarak düşünmek olanaklıdır.

Ahşabın bünyesi ağacın uzunluğuna paralel, uzun boş hücrelerden oluşur. Bu hücreler ağacın ekseninden radyal olarak dışa doğru gelişir ve lignin adı verilen reçine ile orada tutulur. Bu nedenle ahşabın davranışı, çimento ile yapıştırılmış ince cidarlı bir boru kümesinin davranışına benzer.

Çok sayıda ağaç türü olmasına karşın önemli ekonomik değer taşıyan ağaç sayısı sınırlıdır. Yapılarda kullanılan ahşabın önemli bir kısmı şu ağaç türlerinden elde edilir: Çam, meşe, ceviz, dişbudak, kavak, selvi, kayın, köknar, sedir ve karaağaç.

Yapı mühendisliğinde kullanılan ağaç türleri iki gruba ayrılır: Kozalaklı ağaçlar (koniferler), Yapraklı (veya yaprağını döken) ağaçlar. Mühendislikte kullanılan ahşabın %80′i kozalaklı, ağaçlardan sağlanır. Bunlar iğne yapraklı, çıralı ağaçlar olup, bütün yıl yeşil kalırlar. Bunlar da çamlar ve köknarlar şeklinde iki ana gruba ayrılırlar. Sedir, ladin, seviler de değerli kozalaklı ağaçlardır. Çamların pek çok çeşitleri olup, ülkemizde değişik bölgelerde aşağıdaki türleri bulunur:

  • Sarıçam (pinus silvestris) – Kuzey ve Batı Anadolu’nun orta Anadolu’ya bakan yamaçlarında,
    • Karaçam (pinus nigra) – Torosların yüksek bölgelerinde.
    • Kızıl çam (pinus brutio) – Ilıman bölgelerde, denize bakan yamaçlarda.
  • Fıstık çamı (pinus pirea) – Genel olarak orman dışı bölgelerde üretilir.
  • Ülkemizde Ladin’e Artvin-Borçka bölgesinde, Sedir’e Doğu Toroslarda rastlanır.

Çamlar reçineli ağaçlardır, bu nedenle dış etkilere dayanıklı olup, doğrama işleri için uygundurlar. Buna karşın kozalaklı grubuna giren köknarlara, beyaz çam adı verilir. Yumuşak, reçinesiz olan bu ağaçlar daha çok kalıp, iskele, kaplama işleri için uygundurlar. Karadeniz ve Toros bölgelerinde çok bulunurlar.

Yapraklılardan meşe çok sert, işlemesi zor ve çok dayanıklı bir ağaçtır. Ancak yüksek boyda ahşap elde edilemediğinden daha çok parke işleri için uygundurlar. Yapraklılar arasında kayın, gürgen, ceviz, dişbudak daha çok mobilyacılıkta kullanılan kıymetli ağaçlardır.

Diğer bir sınıflama şekli de ahşabın sertliğine ve reçineli oluşuna göre; sert ağaçlar (meşe, dişbudak, kayın, gürgen, kestane, ceviz), yumuşak ağaçlar (kavak, kızılağaç, ıhlamur) ve çıralı ağaçlar (çam, ladin) şeklinde yapılmaktadır.

Ahşabın fiziksel ve mekanik özelliklerini anlayabilmek için ağaçların türleri, büyümeleri ve yapıları hakkında bilgi sahibi olunması gerekir. Yaşayan bir ağaç ele alınacak olursa, bunun belirli devrelerde enine ve boyuna geliştiği görülür. Ağacın büyümesi tepe tomurcuğu yardımıyla boy atma şeklinde görülür. Gövde kalınlaşması ise her devrede yeni bir silindirik tabakanın bir önceki halkaya eklenmesi ile olur. Bir ağacın enine kesitinde ağacın yıllık büyüme halkaları gözlenebilir. Bu tip büyüme gösteren bitkilere eksojen bitkiler denir.

Bazı tip ağaçlar ise, eksenel ve boylamasına olarak gelişirler. Yalnız burada, büyüme, yeni büyüme halkalarının eklenmesi şeklinde değil, yeni liflerin eskileri ile, içiçe kaynaşması şeklinde olur. Bunlara endojen bitkiler denir. Mısır, şeker kamışı, arpa, buğday gibi küçük bitkiler endojen bitkilerdir. Ancak palmiye,bambu gibi yöresel yapı malzemesi olarak kullanılan ağaçlar da bu türdendir.

Ahşap bilindiği gibi düşey yönde yaşayan hücrelerden oluşur. Borucuk şeklindeki bu hücrelerde boy enin birkaç yüz katıdır. Bu borucuklar esas taşıyıcı yapıyı oluştururlar ve linyosellüloz kimyasal yapısına sahiptirler. Bunları bir arada tutan reçine ise jelimsi yapıda pektosellülozdur. Kısacası ahşabın kimyasal yapısı karbonhidrat kökenli sellüloz (C5H10O5.nH2O) linyin, pektin maddelerinden oluşur.

 

Yıllar geçtikçe ağaçların eski halkaları canlılıklarını kaybedip ölürler. Ağaç kuruyunca su hücre duvarlarını terk eder. Bu olay büzülmeye yol açar, ayrıca ahşap bir çok mekanik özelliklerini yitirir. Bu nedenle ağaç uzmanlarca saptanacak zamanda, olgunluk devresinde kesilmelidir. Bu devre her ağaç türü için değişiktir. Örneğin, bu süre çam hücrelerinde 100-125 yıldır. Kesilme zamanı ağacın öz suyunun yukarıya tırmanmaya başlamadan önceki aylardır. Yurdumuzda genellikle bu aylar Ekim-Mart arasıdır. Bu sürede ağacın özsuyu çekilip büzülmüş ve kendini kışa hazırlamıştır(BARADAN, B.).

AHŞABIN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ

1. Dış Görünüş:

Ağaca vurulduğu zaman çıkan ses, ağacın kokusu, her ağaca mahsus olan rengin ton farkı o cins ağacın iyi büyüyüp büyümediği, iyi kuruyup kurumadığı hakkında dışarıdan kabaca bir fikir verir. Mantarlardan zarar görmüş ağacın kokusu, sağlamına nazaran farklı ve kötüdür. İyi kurumuş ve lifleri muntazam büyümüş bir ağaç; lif doğrultusunda sesi çok iyi iletir. Yaş ve çürük ağaçların üzerine vurulunca boğuk bir ses hasıl olur.

2. Sertlik :

Sertlik ağıcın mukavemeti hakkında kesin ve doğrular fikir vermediğinden daha çok ağacın işlenmesi ve aşınmaya karşı dayanması bakımından önemli sayılır. Bir ağacın sertliği üzerinde ahşabın nemi mühim rol oynar. Bazı ağaçlar yaş iken, bazıları ise kuru iken kolay işlenir. Ayrıca bir ağacın senelik halkalarının sertliği de aynı değildir. Ağaçlar sertliklerine göre başlıca üç sınıfa ayrılabilir.

  1. Sert Ağaçlar : Akağaç, meşe, kayın, karaağaç, ceviz, dişbudak vb.
  2. Orta Sert Ağaçlar : Kara çam, kızılağaç, çam ağacı vs.
  3. Yumuşak Ağaçlar . Akköknar, köknar, söğüt, kavak, ıhlamur vs.

3. Özgül Ağırlık :

Ahşabın özgül ağırlığı cinsine ve tomruktan imal edildiği kısma göre değişir (öz kısmından, eski ve yeni halkalardan çıkarılan kerestenin özgül ağırlığı başka başkadır). Yeni kesilen yaş bir ağaçta %35-50 kadar su, havada iyi kurutulmuş bir ağaçta %10-20 su bulunur.

Sıcaklığı yavaş yavaş yükseltilen ve hasıl olan su buharı dışarıya atılan kurutma fırınlarında ağaç, cins ve kalınlığına göre 30-110 0C sıcaklıkta 1-10 hafta müddetle günde 12 saat sıcak hava geçirilir. Suyu tamamen alınan ağacın birim ağırlığı o ağacın teorik ağırlığıdır.

4. Ahşabın İçindeki Neme Göre Özelliğinin Değişmesi :

İyi kurumuş bir ağacın boşluklarında hava bulunur ve böyle bir ağıcın hücrelerindeki su miktarı pek azdır. Etrafın nemi hücreler ve kabuk tarafından emilerek ahşabın hacmi genişlemeye başlar. Bu hacim genişlemesi rutubet nispetinin %25-35′e yükselişine kadar devam eder. Böyle bir ağaç ise emdiği rutubeti havaya pek yavaş olarak verir ve bu esnada ise hacmi küçülür. Bu hacim küçülmesi çam cinslerinde %11,5-13,5′tur.

Hacim küçülmesi bir ağacın her üç doğrultusunda birbirinden farklıdır. Bu küçülmeler:

Lif doğrultusunda………. (A – A) .%0,1

Çap doğrultusunda ……. (B – B) %3-5 ve

Çevre doğrultusunda …. (C – C) %6-10 ‘dur.

Lif doğrultusundaki hacim küçülmesinin az oluşu taşıyıcı dikme ve kafes kiriş yapmaya imkan vermektedir. Ağaç kururken son senelerin halkaları suyunu daha çabuk verirler ve bu yüzden çatlamaya sebep olurlar.

5. Sıcakta ahşabın Büyümesi :

Ahşap ısıyı lif doğrultusunda liflere dik doğrultuya nazaran daha fazla taşır. Keza ısı karşısında genişleme çap doğrultusunda lif doğrultusundakine nazaran daha fazladır. Buna rağmen ahşabın uzaması demire nazaran 1/3 miktarında olduğundan hararet dolayısıyla uzama ve kısalmalar hesapta ihmal edilir.

6. Yangının Ahşaba Tesiri :

Ahşap kolaylıkla yanar ve yanan kısmın teşkil ettiği kömür tabakası harareti az naklettiğinden içeriye doğru yanma hızı azdır. Yangına karşı dıştan korumak için ya bazı şerbetler içirilir veya az hararet nakleden cisimlerle ahşap yüzü kaplanır. Şerbet olarak amonyak tuzları, fosfor ve bor asidinin tuzları, sodyum ve magnezyumun sülfatları kullanılır (BARADAN, B).

AHŞABIN MEKANİK ÖZELLİKLERİ

Karışık, heterojen ve anizotrop yapısı nedeniyle ahşabın mekanik özelliklerini incelemek kolay değildir. Ahşabın değişik mekanik etkilere karşı gösterdiği dayanıklılık türlere göre ve aynı türlerin değişik örneklerine göre farklılıklar gösterir. Daha önce verilen bilgilerden de anlaşılabileceği gibi ahşabın mekanik özellikleri anatomik yapısı, yoğunluk, nem derecesi, kuvvetlerin uygulandığı yönler, korunma derecesi gibi etkenlere bağlıdır. Örneğin su içeriğine bağlı olarak, birim hacim ağırlığı 0,42 kg/dm3 olan bir kozalaklı ağacın basınç dayanımının (lifler doğrultusunda) değişimi aşağıdaki şekilde gösterilmiştir.

 

Basınç Dayanımı N/mm2

 

 

 

 

 

Basınç Dayanımı – Su İçeriği İlişkisi

Yapılarda ahşaptan detay ve taşıyıcı malzeme olarak yararlanılır. Ahşap en iyi kolon ve kiriş elemanı olarak çalışır. Ahşabın çekme dayanımı da oldukça fazladır. Ancak ahşaba birleşim yerlerinde kesme, ezilme gerilmeleri yaratmadan saf çekme kuvveti uygulamak zordur. Ahşap, bu nedenle çekmeye karşı dayanıksızdır.

Anizotropi nedeniyle ahşabın mekanik özelliklerini iki yönde incelemek gerekir:

  1. Eksenel yön (lifler boyunca),
  2. Transversal yön (liflere dik doğrultuda).

Ahşap ile ilgili olarak emniyet kat sayıları değişkenliklerin fazlalığı nedeniyle 5-10 arasında değişen değerler alır. Aşağıdaki tabloda bazı ahşap türleri için alınan emniyet gerilmeleri gözükmektedir.

Ahşap Türleri İçin Emniyet Gerilmeleri

Emniyet Gerilmeleri (N/mm2)

III. Sınıf

 

II. Sınıf 

I. Sınıf 

Çam 

Kayın-Meşe 

Çam 

Kayın-Meşe 

Çam 

Kayın-Meşe 

Çam // 

 

 

8,5 

10,0 

10,5 

11,0 

Basınç // 

6,0 

7,0 

8,5 

10,0 

11,0

12,0 

Basınç

2,0 

3,0 

2,0 

3,0 

2,0 

3,0 

 

Hesaplanan ahşabın elastisite modülleri ise, çamlarda liflere paralel doğrultuda 10.000 N/mm2, liflere dik doğrultuda 300 N/mm2 alınır.

Meşe ve kayın için bu değerler sırasıyla 12.500 N/mm2 ve 600 N/mm2 olarak alınır.

Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi ahşabın lifler edik doğrultuda basınç kuvvetlerine karşı dayanımı azdır.

Lifler doğrultusunda ise kesme kuvvetine karşı dayanımı azdır. Ahşap malzemesinin ilginç bir özelliği olarak eğilme halinde, diğer malzemelerde görülmeyen liflerin ayrışma bölgesi vardır. ahşabın eğilme dayanımı 60-130 N/mm2 arasında değişen değerler alır. Örneğin, Çam’ın eğişme dayanımı 65 N/mm2 , Gürgen’in 130 N/mm2 ‘dir.

Ahşap uzun süreli yüklemelere ve yorulma olayına karşı dayanıksızdır. Ayrıca uzun süreli 100 0C civarında sıcak su etkisinde kalırsa, bünyesi bozulmaktadır.

 

 

 

 

 

 

AHŞABIN KORUNMASI

Ahşabın sakıncalı yönlerini ortadan kaldırmak, yıpratıcı etkenlere ve ateşe karşı koruma amacıyla koruma yöntemlerine başvurulur.

Yıpratıcı Etkenlere Karşı Korunma Yöntemleri :

Ahşap canlı bir organizma olduğundan böcek, kurt, mantar gibi canlı organizmaların hücumuna maruz kalır. Ayrıca rutubet ve ateş ahşaba büyük ölçüde zarar verebilir. Canlı organizmanın etkileri ve bunlara karşı alınacak önlemler şöylece özetlenebilir:

Mantarlar:

Ahşabın çürümesine, renginin bozulmasına, lekelenmesine neden olurlar. Renk bozulması ve lekelenmeler ahşabın dayanımını etkilemez. Bazı tür mantarlar ahşabın selüloz veya ligninine hücum ederek ahşabı bozarlar. Bu tip mantarlar rutubet, az hava ve uygun ısıda ürerler. Rutubet ortamını kaldırmakla mantar oluşumu önlenebilir. Ayrıca ahşabı ZnCl2 (çinkoklorid), kreosot gibi antiseptikler ve pentaklorifenol gibi kimyasal ilaçlarla kaplamak mantar etkisini önler.

Böcekler :

Ahşaba önemli zararlar verirler. Ahşap için burgu böceği, burgu kurdu, beyaz karınca gibi toprak altı böcekleri bazen de deniz böcekler ien önemli zararlılardır. Bunların baş gıdası selülozdur. Genellikle en önemli gıda kaynakları toprak altı ölü ahşaplardır. Toprak üstü ahşap yapılar da bunların hücumuna uğrarlar. Böcekler bünyeleri için gerekli olan rutubeti almak için periyodik olarak toprağa dönerler. Böceklerin fazla olduğu bölgelerde, en iyi korunma yolu böceklerin yukarı çıkışını önleyecek önlemleri almaktır. Bu arada özellikle çatlamayacak betonarme temeller yapmak gerekir. Diğer tip temeller yapılacak ise, temel üstüne sürekli bakır bileşimli levha ile izolasyon yapılmalıdır.

Ayrıca her düğüm noktası katranlanmalı ve temel dolgusunda ahşap bulunmamalıdır. Böcekleri öldürmek amacıyla Chlorodine ve DDT türü toprak zehirleri de kullanılabilir. Ayrıca zift ve diğer tür kaplamalarla ahşap, böcek etkisinden kurtarılabilir.

 

Yangın :

Ahşabı yangın etkisinden tamamıyla kurtarmak olanaksızdır.ancak boraks ve alüminyum tuzlu kimyasal sıvıları kütüklere şırınga ederek veya yanmaz maddelerle (asbest levha, alçı sıvası vb.) kaplayarak izolasyon yoluyla ahşabın yangına dayanıklılığını büyük ölçüde artırmak olanaklıdır.

Ahşabın korunması yüzeysel veya derinlemesine koruma şeklinde olabilir.

Yüzeysel korumada ahşabın yüzü nemin geçmesine ve zararlı mikroorganizmaların gelişmesine engel olmak amacıyla bir koruyucu tabaka ile örtülür. Bu amaca ulaşmak için en çok kullanılan yöntemler şöylece sıralanabilir:

  1. Boyama: Yapıların iç kısımlarındaki ahşabın korunması için elverişlidir ancak dış kısımlarda da kullanılır. Yağlı boya ile boyanmış ahşabın beş, altı yılda bir yeniden boyanması gerekebilir.
  2. Katranlama: Hava ile temas halinde olan kaba yapı elemanları (direk, kazık, tahta perde vb.) gibi görünüşün önemli olmadığı yerlerde kullanılır. Bu yöntemde bitümlü malzeme ahşaba sıcak ve soğuk olarak sürülür.
  3. Yüzeysel yanma: Ahşabın yüzeyine alev püskürtmek suretiyle ahşap yüzeysel olarak kömürleştirilir. Böylece malzeme yüzeyi dış etkenlere karşı çok dayanıklı hale gelir.
  4. Çivileme: Su içinde bulunan ahşaba saldırabilen bazı kurtlardan korumak amacıyla, iri (yaklaşık 15 mm) ve yuvarlak başlı özel çiviler yan yana çivilenir. Bir süre sonra ahşabın yüzeyi bir pas tabakası ile örtülür ve bu pas örtüsü koruyucu bir tabaka oluşturur.
  5. Daldırma: ahşap türüne göre, kısa veya uzun süreli bir sıcak antiseptik banyosuna daldırılır. Bu banyolar için en çok bakır sülfat, çinko klorür ve lizol gibi maddeler kullanılır. Daldırma bir derinlemesine koruma türüdür. Bazı tür kimyasallar ahşaba basınçlı yöntemlerle emdirilmektedir. Emprenye denilen bu ahşap türü dış etkilere çok dayanıklı olmaktadır.

 

 

KURUTMA YÖNTEMLERİ

Kurutma işleminin amacı, çok fazla nem içeren yaş ahşabı kullanma koşullarına uygun hale getirmektir. Bu yöntemler şöylece sıralanabilir:

  1. Açık havada kurutma: Keresteler aralarından hava geçecek şekilde aralıklı olarak, üstü örtülü bir yerde düzgün bir şekilde istif edilir. Kurutma süresi, ortamın sıcaklığı, nem, rüzgar, ahşabın cinsi ve kalınlığı gibi faktörlere bağlıdır. Bu yöntemle nem en çok %13-17′ye kadar düşürülebilir.
  2. Sıcak hava ile kurutma : Yine düzgün bir şekilde istiflenen ahşap kapalı bir yerde sıcak hava akımı ile kurutulur.
  3. Yüksek frekans ile kurutma: Bu yöntemde kurutma diğer yöntemlerin tersine, ahşabın içinden dışına doğru olduğundan kuruma çabuk olur. Bu yöntemde parçaların iç kısmında yüksek frekanslı elektrik akımı oluşturulur. Böylece parçalar içten ısınarak nem derecesi düşürülür.doğal kurutmaya kıyasla yaklaşık bin defa daha hızlıdır. Ancak işlemin güçlüğü nedeniyle daha çok küçük parçalara uygulanabilir.
  4. Vakumda kurutma: Bu yöntemde kurutulacak parçalar özel otoklav’a yerleştirilip sıcaklık 70-80 0C’ye çıkartılır. Sonra hava boşluğu yaratmak suretiyle nemin emilmesi sağlanır. Bu yöntem iyi sonuçlar vermekle beraber çok zor olduğundan pahalıya mal olur.

Ağacın Mekanik İşlenmesi:

Kıymetli bir madde olan ağaç, iki ayrı grup oluşturan araç ve yöntemlerle işlenir. Bunlardan ilki mekanik araçlardan yararlanarak ağacı tomruk, direk, kereste, yaprak, kontrplak gibi ahşap adı altında topladığımız yapı malzemesi haline getirmektir. Diğeri, ağacı kimyasal işlemlere tabi tutarak selüloz sanayiinde (kağıt, suni ipek, vernik, reçine vb.) kullanmaktır.

Mekanik işlemler; yontma, yarma, biçme, dilme, açma, kıyma işlemleridir. Bu işlemlerden kısaca söz etmekte yarar vardır.

 

 

Yontma:

Ağaç kesildikten sonra dalları ve budakları kesilip, yontularak tomruk hale getirilir. Bu tomruklar gereğinde direk vb. işlerde kullanılır.

Biçme : Tomruklar başlıca üç şekilde biçilir:

  1. Paralel biçme: Kapaklar çıkarıldıktan sonra yüzeyler birbirine paralel biçilir.
  2. Prizmatik biçme: Gene kapaklar çıkarıldıktan sonra biçilir.
  3. Çeyrek biçme (aynalı biçme): Dört çeyrek parçaya ayrılarak biçilir. Bu tür biçmenin çok kaybı olmasına karşın ahşap bu şekilde en az çalışır. Ayrıca kayıpların fazla olması ve görünüşü güzel olduğundan çok kıymetlidir.

Yukarıda sözü geçen yöntemlerle biçilen kereste şekline ve boyutlarına göre; kalas, tahta, lata, kadron, pervaz, çıta gibi adlar alırlar.

 

Ahşabın Biçilme şekilleri

Dilme : Özel makineler yardımıyla tomruktan ince yapraklar elde etmek işlemine dilme denir. Bu yapraklar marangozlukta kaplama işlerinde kullanılır.

Açma : Tomruk, sarılmış bir halı gibi soyulursa, geniş yüzeyler elde edilir. Açma makinesinde bıçak sabittir. Tomruk ekseni etrafında dönerek genişliği sabit, boyları tomruğun çapına göre değişen yapraklar elde edilir. Elde edilen yapraklar özellikle kontrplak yapımında kullanılır.

Kıyma: Ağaçları kıyarak, yonga veya talaş haline getirmek ve bunları su ve buhar ile muamele edip, mekanik araçlarla ezip,y didikleyerek lifler halinde dağıtmak işlemidir. Bu hamura uyun bağlayıcılar (tutkal, reçine vb.) katarak ahşap levhalar elde edilir. Ahşap kökenli malzemelerin kullanım yeri sayılamayacak kadar çoktur. Ancak bunlardan ikisinin yapılarda önemi büyüktür:

Kontrplaklar:

Açma yöntemiyle elde edilen yapraklar, lif doğrultuları birbirlerine dik tabakalar şeklinde sıcak veya soğuk olarak preslerde hayvansal veya plastik esaslı tutkallarla yapıştırılır. Bu levhalara kontroplak denir. Güzel görünüm sağlamak amacıyla genellikle dilme işlemi ile elde edilen levhalar dış kapak olarak dışlara yapıştırılır.

Yaprak sayılarına katmer denir. Genellikle kontrplaklar 3, 5, 7 katmerli olup 3mm – 20 mm kalınlıkta yapılırlar. Levha boyutları 1,5 – 3 m X 0,70 – 1,5 m arasındadır. Normal kontrplaklardan ayrı olarak karma kontrplaklar vardır. bunların iç tabakaları ahşap sunta, asbest vb. tabakalar ile kuvvetlendirilmiştir.

Suni tahtalar:

Kıyılan ve hamur hale dönüştürülen ahşap, çeşitli yöntemlerle yapay ahşap levhalar haline getirilir. Bunlar doğal kereste yerine; izolasyon levhası, sert levha (sunta, MDF) olarak doğrama, kaplama, döşeme vb. malzemesi olarak geniş kullanım alanı bulurlar. Ayrıca ahşap talaşlı hafif betonlar (heraklit) izolasyon amaçlı olarak çatı ve duvar kaplaması olarak kullanılır.

AHŞABIN MUKAVEMETİ

Ahşap basınca, çekmeye, eğilmeye, burulmaya ve kesmeye çalışabilen. mükemmel bir inşaat malzemesidir. Ancak bu gerilmelere her üç boyutu istikametinde ayrı derecede mukavemet gösteremediğinden liflerine dik re paralel doğrultuda emniyet gerilmeleri farklı kabul edilmiştir. Üç sınıf ahşap kalitesi nazarı itibara alınarak bunların emniyet gerilmeleri şöyle kabul edilmiştir. % 17 nemli bir kerestenin mukavemeti % 30 nemlenince mukavemetinin 0,6 sına düşer. Nemini tamamen kayıp edince ise iki misline çıkar.

Uç uca eklenmiş basınç elemanları ile uçlan tamamen örtülmemiş eklerde basınç emniyet gerilmeleri 20 kg/cm2 az alınır. Liflere dik basınç alan çubuğun serbest ucu basınç çubuğunun kenarından ölçülmek üzere dik doğrultuda kuvvet alan çubuk yüksekliğinin en az 1,5 misli ötede bulunmalıdır (Aşağıdaki şekil). Aksi halde gerilmeler 1/5 nispetinde eksiltilir. Ahşap köprülerde liflere dik istikamette basınç emniyeti gerilmeleri meşe ve kayını için 35 kg/cm2, çamlar için 15 kg/cm2 alınır.

Ahşabın kalitesi

Ahşabın cinsi

Liflere paralel basınç emn. gerilmesi

Liflere dik basınç emn. geril.

Liflere paralel çekme emn. geril.

Liflere paralel eğilme emn. gerilmesi

Liflere paralel kayma emn. gerilmesi

1. sınıf

çamlar meşe, kayın

110 kg/cm2

120 » »

20 kg/cm3 30 » »

105 kg/cm’1 110 » »

130 kg/cm1‘ 140 » »

9 kg/cm3

10 » »

2. sınıf

çamlar meşe, kayın

85 » »

100 » »

20 »»


30 »»

85 » »

100 » »

100 » »

110 » »

9 » »

10 » »

3. sınıf

çamlar meşe, kayın

60 » »

60-70 » »

20 »»

30 » »

0 » »

0 » »

70 » »

75 » »

9 » »

10 » »

 

Köprülerde liflere paralel doğrultuda çekme em. gerilmesi 1. sınıf çam kerestesi için 100 kg/cm2, ikinci sınıf çam için 80 kg/cm2 alınır. Ayrıca kafes kirişlerin çekme çubuklarında bu gerilmeler bir miktar daha az alınmalıdır.

Hacim değiştirmeleri yüzünden ahşap çatlayabileceğinden liflere dik istikamette çekmeye çalıştırılmaz. Çok mesnetli kirişlerde eğilme emniyet gerilmeleri tablodaki değerlerden 10 kg/cm2 daha fazla alınabilir.

Yeni biçilmiş kereste kullanıldığı takdirde ve ahşap aksam rutubet veya yağmura mâruzsa, yahut devamlı olarak su içinde kalacaksa tabloda verilen emniyet gerilmelerinin 2/3 ünü almak lâzımdır. Şayet bu gibi şartlar altında kullanılacak kereste inşaatta kullanılmadan önce güvenilir bir madde ile korunursa, o zaman tablodaki emniyet gerilmelerinin 5/6 sı kabul edilebilir. Çatı ve su geçirmez kaplama imkânlarından mahrum köprülerde de emniyet gerilmelerinin 5/6 sı alınmalıdır.

Ahşap aksamı birleştirmede kullanılan çelik parçalarda emniyet gerilmesi basınç ve çekmede 1200 kg/cm2, Bulonlarda 1000 kg/cm2, ankraj bulonlarda 850 kg/cm2 alınır. Elâstikiyet modülü E (çamlarda): 100 000 kg/cm2, meşe ve kayında : 125 000 kg/cm’ kabul olunur. Dikme Ayağının Genişlik Şartı

YAPI, DOĞRAMA VE MOBİLYECİLİKTE KULLANILAN AĞAÇLAR VE BUNLARDAN YAPI KERESTESİNİN ELDE EDİLMESİ

Yapı, doğrama ve mobilyacılıkta kullanılan ağaçlan genel olarak iğne yapraklı ve geniş yapraklı olmak üzere iki gurupta toplayabiliriz. Memleketimizdeki ormanlar bitki yönünden çok zengin türlere sahip olduğundan burada bahsedilecek ağaçların hemen hemen hepsi ormanlarımızda mevcuttur. Mobilya ve kaplamada kullanılan bazı tropikal bölge ağaçlan ise bu işlerde kullanılmak üzere islenmiş olarak memleketimize getirilir. Bu ağaçlardan yapı için lüzumlu olduğu kadar bilgi verilmek suretiyle kısaca bahsedilecektir.

I. İğne yapraklı ağaçlar :

Bunlar genel olarak çamın muhtelif cinsleridir. Çok defa sahilde veya dağlık bölgelerde 1000-2000 m. yüksekliklerde yetişirler. Çok defa boyları 30 m. yi bulur. Ekseriya gövdeleri muntazamdır ve metrede 1 -1,5 cm kadar daralarak uzanır. Birçok türlerinde çıra (reçine) damarları mevcuttur ve bünyedeki reçine dış tesirler ile haşarata karşı koruyucu olduğundan bu cins ağaçlar dayanıklı ve uzun ömürlü olurlar. Yapıda kullanılan çam cinsleri şunlardır:

a) Sarı çam: Bol çıralı bir ağaçtır. Kerestesi çok budaklıdır. Daha ziyade kaba inşaat ve kalıplarda kullanılır.

b) Beyaz çam (Köknar): Dokusu kabadır. Reçine damarları yoktur. Kerestesi sarımsı beyaz renkte ve mattır. Senelik halkaları belirli olup aralarında renk farkı az olduğundan kaplama işlerinde de kullanılır.

Köknar Dalı                 Akçam Dalı

 

Kerestesinden kontrplak ta imal edilir. Hafif, esnek ve mukavemeti fazla bir ağaçtır. Rutubet ve ısı değişildiğine fazla dayanıklı olmadığından ya devamlı su içinde veya devamlı kuru havada kullanılmalıdır. İç doğramalar ve çatı inşaatı bilhassa kullanıldığı sahalardır.

c) Akçam: Köknara çok benzer. Park çamlarının çoğu bu cinstir. Kerestesinden yapılan döşemeler zamanla kül rengini alır.

d) Dağ ve sahil çamları: Bol çıralı olduklarından her türlü hava şartlarına karşı dayanıklıdırlar. İç odun kısmı kırmızımtırak kahve rengi ve dış odun kısmı sarımtırak renklidir. Ahşap yapılar için çok elverişli olup mukavemet, sertlik ve elastikiyetleri fazladır.

 

 

 

 

 

 

 

 

Dağ ve Sahil Çamları

 

e. Karaçam : Toroslarda buna alaçam da denir. Kesiti sarı-kahverengi ve kırmızımsı kahve renklidir. Senelik halkaları belirli ve reçine kanalları sonbahar halkası üzerine gelişigüzel dağılmış koyu renkte noktalar halin-dedir. Mukavemeti fazladır: İnce dokuludur. Masif ve iskelet yapılarda ve daha ziyade pahalı oluşundan dolayı mobilyacılıkta kullanılır.

Karaçam

 

f. Ladin: Çapı 60 – 70 cm ve boyu 60 m. ye kadar büyüyen bir ağaçtır. Az sayıda ince reçine kanalları mevcuttur. Kerestesi köknardan daha san ve parlaktır. Esnek ve mukavemeti fazladır. Rutubete dayanıklıdır. Her türlü yapı işinde, iç ve dış doğramalarda, döşemelerde, merdivenlerde çok kullanılır. Cilâ kabul ettiğinden mobilya işlerinde de kullanılır. Sanayide kontrplak ve kibrit çöpü imâlinde, kâğıt ve sunî ipek elde etmede geniş kullanılma sahaları vardır.

g) Kızılçam: Kerestesi reçinelidir. Gövdesi eğri ve budaklı olduğundan daha çok kaba yapı ve ambalaj sandığı imalinde kullanılır.

h) Sedir ağacı: Kerestesi sık ve muntazam dokuludur. Keskin kokusu yüzünden kerestesini kurt yemez. Memleketimizde ve bilhassa dış memleketlerden Lübnan’da yetişen uzun ömürlü büyük ve azametli bir ağaçtır. Lüks eşya, doğrama, mobilya, sandık, çekme, kürsü, rahle gibi eşya imâlinde ve kurşunkalem sanayiinde kullanılır.

i) Ardıç: Çapı 50 cm. ve boyu 25 metreye kadar büyüyebilir. Senelik halkaları geniş dalgalı olun keskin sınırlıdır. Rengi kırmızımsı kahverengidir. Reçine kanalları yoktur. Öz ışınlan bol fakat gözle görülemeyecek derecede ufaktır. Dokusu ince, homojen ve sıkıdır. Kerestesinin kendine mahsus bir kokusu vardır. Mukavemeti fazladır. Lüks eşya, mobilya, dış kapı, tahta tabak, tahta kaşık v.s. eşya imalinde kullanılır.

II — Geniş yapraklı ağaçlar:

Genel olarak bu cins ağaçlarda sakız (reçine) geçitleri yoktur. Yapı ve mobilya sahasında en çok kullanılanları şunlardır:

a) Meşe: Çok türü vardır. Memleketimizde 7 cinsi mevcuttur. 400 – 500 sene yaşayan 20 m, boyunda meşeler vardır. Dokusu sık, lifleri kalın, kısa ve esnektir. Bünyesindeki tanen, ağacı çürümekten korur. Yapıda daha çok kullanılan cinsi beyaz ve kara meşedir. Kerestesi sert ve ağırdır. Rutubete dayanıklıdır. Pahalı olduğundan daha çok mühim ve aşınmaya maruz olan yerlerde kullanılır. Su yapıları, köprü ayakları, iskele kazıkları, gemi tekneleri, fıçı imali, arabacılık işleri, travers ve maden ocağı dikmelerinde tercihen kullanılır.

 


Meşe Ağacı ve Yaprağı


 

b) Kırmızı kayın: Gövde çapı 80 cm ve boyu 20 metreye kadar büyür. Kerestesi kırmızımtırak beyazdır. En kesitinde öz demetleri görülür. Su yapıları ve demiryolu traverslerinde çok kullanılır. İyi cilâ kabul ettiğinden mobilyacıkta da yeri vardır.

Kırmızı Kayın Ağacı Yaprağı


 

c) Beyaz kayın
(Gürgen): Kerestesi çok ağır ve sağlamdır. Lifleri güzel ve iyi cilâ kabul ettiğinden mobilya, süs eşyası ve laboratuar aletlerinin ahşap aksamında kullanılır. Rutubete fazla dayanıklı değildir.

 

Beyaz Kayın (Gürgen) Çiçeği

 

d) Dişbudak: Gövde çapı 1 m ye ve boyu 30 metreye kadar büyüyen güzel bir ağaçtır. Parklara da dikilir. Kerestesi sert, ağır, sağlam ye elastikidir. İşlenmesi biraz güçtür. Çok güzel cilâ kabul ettiği ve dokusu güzel olduğundan mobilya ve dekor islerinde, bazı eşya ve optik alet sehpalarında masif veya kaplama olarak kullanılır. Kerestesi sarımsı beyazdır. Sertleşmiş kısımları açık kahverengidir. Dişbudak Ağacı Dalı

 

e) Karaağaç: Ağacının çapı 1 metre ve boyu 20 metreye kadar büyür. Süs ağacı olarak parklara da dikilir birçok cinsleri vardır. kerestesi yanık esmer-kırmızı renkte olup sağlam ve dayanıklıdır. Dış tesirlerden fazla müteessir olmaz. Su yapıları, köprücülük, araba ve silah sapları imali ile mobilyacılıkta çok kullanılır.


Karaağaç Dalı Ceviz Dalı

 

f) Ceviz: 4 türü vardır. Kerestesi esmer-kahverenginde ve orta ağırlıktadır. İşlemesi pek zor değildir. Dayanıklı ve zarif bir ağaç olduğundan masif ve kaplama olarak her türlü mobilya, kapı ve merdiven inşasında çok kullanılır. Köklerinden yapılan kaplamalar çok hareketli ve yaygın desenler verir.

g) Akasya: Süs ağacı olarak yol kenarı ve parklarda yetiştirilen bu ağaç kötü iklimlerde bile yetişir. 4 türü vardır. Dokusu sık ve düzgün, ince ve parlak damarlı, ağır ve rutubete dayanıklı bir ağaçtır. Esnek ve sağlamdır. Kesiti yeşilimsi sarı – esmer renklidir. Yapıda, mobilya ve oyuncak imalinde kullanılır.


Akasya Çiçeği

h) Kestane: Ağacının g5vde çapı 50 cm ve boyu 20 metreye kadar büyür. Senelik halkaları bariz ve düzgündür. En kesitinde öz demetleri yoktur. Kerestesi esmer – sarı – beyaz arası bir görünüştedir. İşlenmesi kolay, ağır ve biraz gevrektir. Suya karşı dayanıklılığı iyidir. Kaplama, masif mobilya ve iç süsleme işlerinde kullanılır.

i) Kızılağaç: Ağacı 20 metreye kadar büyür. Düzgün dokulu ve kesiti gözeneklidir. Kerestesi biçilince beyaz renkli olup sonradan kızarır. Rutubete dayanıklıdır. Temellerde, su yapılarında, kontrplak imalinde ve doğramacılıkta kullanılır. Mobilya işlerinde de masif ve kaplama olarak kullanılır.

Kestane Dalı, Yaprağı ve Meyvesi         Kızılağaç Dalı ve Yaprağı

 

 

j) Ihlamur: 20 metreye kadar yükselen ve 1000 sene kadar yaşayan, bahar günlerinde etrafa güzel kokular yayan bir ağaçtır. Dokusu gayet küçük gözeneklidir. Kerestesi beyazımsı sarı ve kırmızımsı ‘beyazdır. Hafif, yumuşak, kolay işlenir bir ağaçtır. Oymacılık, heykeltıraşlık, mankencilik içleri ile resim masası gibi eşya imâlinde kullanılır.

k) Akçaağaç: Boyu 30 metreye kadar yükselen ve birçok cinsleri olan bir ağaçtır. Kerestesi ince dokulu, beyaz sarımtırak renkte, parlak, budaksız, küçük benekli, kolay islenir ve iyi cilâ kabul eder. Esnek ve kurtlanmaz bir ağaçtır. Süs eşyası ve mobilya imâlinde kullanılır. Kaplaması parlak ve güzel olduğundan «ajur» diye anılır

i) Selvi: Kerestesi beyazımsı sarı, sarımsı kahverengi ve kırmızı damarlıdır. Kendine has hoş bir kokusu vardır. Kolay işlenir ve mukavemeti fazladır. Yapı, doğrama ve mobilya işlerinde kullanılır.

Bazıları memleketimizde pek az yetişen, çoğu tropik iklimlerin bitkisi olan ve mobilya, müzik âletleri, özel eşya ve dekorasyon islerinde kullanılan başlıca ağaçlar şunlardır:

Saten ağacı, abanoz, kuşgözü akçaağacı, gül ağacı, okaliptüs, mazı, paduk, tik, pelesenk, mahun ve huş ağacı ile bambu kamışları.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PENCERELER

Ahşap Pencereler :

Ahşap pencereler, ahşabın olumlu özellikleri nedeni ile asırlardır kullanılmış, bugünde aynı kullanım değerini koruya gelmiştir. Ahşap pencereler iyi korunursa, hava etkileri ile değişmez, yağmura güneşe, havadaki çeşitli gazlara, soğuk ve sıcağa dayanıklıdır, hafiftir, gereği kadar serttir. İşleme tekniği açısından uygundur, her biçime uyar, her isteği yerine getirebilir, ahşap başka hiçbir malzemede olmayan özelliklere sahip olduğundan, pencere yapımı için en uygun malzemedir, diğer malzemelerle kolaylıkla birleştirilebilir.

Değişen hava şartlarına uygun ahşap seçimi, iyi bakım, gereği gibi kurutma, deformasyonları önlemeye yardımcı olur.

Ahşap pencere, özellikle konut yapımında, oldukça düşük olan maliyetinden ötürü her zaman için geçerlidir. Isı kaybı az olduğundan, ısıtma masrafının azalmasına yardımcı olur.

İç hacim rutubeti ne olursa olsun, ahşap yüzeylerinde su buharı yoğuşması olur.

Doğramlık Ahşabın Seçimi :

Pencere doğramaları için kullanılan ahşap çıralı çamdır, sarı veya karaçam olabilir.

Çıralı çamın, yapım sırasındaki rutubeti en çok %12-20 olmalıdır. Çürümüş ahşap kullanılmaz, mavi renklenme olabilir. 1m. uzunlukta bulunduğu yüzeyin kısa kenarının 1/3 ‘ünü geçmeyen çapta yalnız bir tane (kaymamış, sağlam budak) bulunabilir.

Budaklar parçaların birleşim noktalarına getirilmez, kaynamamış düşücü budaklar çıkarılır, yeri sağlam ahşapla doldurulur, dolgu parçasının lifleri doğrultusunda olur.

Bu tamir parçaları 1m.de 2 adetten fazla olamaz. Çatlaklar, bir yüzde kalmak üzere 1mm. geniş, 5cm uzun olabilir.daha geniş çatlaklar doldurularak tamir edilir.

Ahşabın lifleri eğri olmamalı, içinde reçine keseleri bulunmamalı, 5mm geniş, 5cm uzun keseler varsa temizlenerek tamir edilmelidir. Yapımda, piyasada her zaman bulunabilecek standart ölçülere uyulmalıdır. Bu nedenle 4m uzunluğu ve 5cm ve katlarını aşmamak lazımdır. Kasa, kanat ve kayıtlar eksiz yapılmalıdır. Yapımı tamamlanan pencerelerin atölyeden çıkmadan evvel bezir ve bir kat astar boya ile boyanması, ahşabın rutubetini sabit tutabilme ve deformasyonları önleme bakımından yararlı olmaktadır. Atölye ve şantiyede, hazırlanmış olan doğramaların depolanma sırasında, birbirine dokunmadan aralarına latalar yerleştirilerek istif edilmesi ve kapalı hacimlerde tutulması gerekir (BİNAN, M.).

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAPILAR

Kapı, açıklıkları örten hareketli bir yapı elemanıdır. Görevi, iç hacimlerden birbirine geçmeyi, dışarıdan iç hacimlere girmeyi ve hacimlerin birbirine karşı kapanmasını sağlamaktır. bu kapanış sağlanırken emniyetinde sağlanması gerekir. Dış kapı olması halinde her çeşit dış etkenlere karşı koruyucu olması binanın dışa karşı da emniyetini sağlaması lazımdır.

Kapıların büyüklük ve kanat sayıları, bina içinde veya dışında olduğuna göre, binanın tümü ve iç hacim boyutları ile uygun oranda seçilmiş olmalıdır. Bir iç kapının, bulunduğu hacimlerin fonksiyon ve önemine göre, değişik malzeme ve boyutlarda olması mümkün olduğu gibi,bir dış kapının da, bina ana girişini belirlemesi nedeniyle hep birlikte uygun bir oranda düzenlenmiş olması gerekmektedir.

Kapının Plandaki Yeri :

Kapılar binada içte ve dışta olmak üzere birbirinden tamamen ayrı iki noktada bulunur. iç kapılar; oda kapıları, mutfak, banyo, WV gibi hacimlerde, bodrum katı hacimlerinde ve toplu konut giriş kapıları olarak görev yaparlar. Dış kapılar, bina esas giriş kapıları, balkon kapıları, bodrum kat, bahçe çıkış kapıları, garaj, ahır kapıları ve bahçe kapılarıdır.

Kapıların Kanat Açılışına Göre Tipleri :

Kapı kanatları hacimlerin kullanış amaçlarına, sabit ve hareketli eşyanın yerleşme özelliklerine göre birkaç tip halinde oluşmuştur. En çok uygulaması olan açılış biçimi yan dönel açılıştır. Yan dönel kapılar tek kanatlı, iki veya daha çok kanatlı olarak düzenlenir.

    1. Çarpma Kapılar:

Çarpma kapılar, her iki yöne açılabilen kapılardır. Özel yaylı menteşelerle her iki tarafa hareket edebilirler.

2. Katlama Kapılar :

Bu kapılar geniş açıklıkların örtülmesi için elverişli olurlar.kanatlar katlama ve sürme hareketini birlikte yaparlar.

3. Armonik Kapılar :

Bu tür kapılarda kanatlar ortalarından lentadaki raya asılmıştır. Bu nedenle ayırdığı hacimlere yarım yarım girer, fazla çıkıntı yapmazlar.

4. Akordeon Kapılar :

    Bu tür kapılar geniş ve yüksek duvar boşluklarında daha uygun bir ayırıcı elemanıdır. Kapanma sırasında iki yüzeyi oluşturan kanatlar birbirinden ayrılarak kendi üzerine katlanırlar.

    5. Sürme Kapılar :

    Yan dönel kapıların hacimlerde, eşya yerleşimi bakımından zorluklara neden olması halinde sürme kapılardan yararlanmak mümkündür.

    6. Garaj Kapıları :

    Garaj kapıları yatay sürülerek açılabildikleri gibi düşey sürme veya basküllü olarak açılabilirler.

    Kapı Yapımında Kullanılan Ahşap :

    Kapı yapımında kullanılan ahşap genellikle çam türü olanlardır. İç kapılarda beyaz çam, dış kapılarda ve pencerelerde çıralı çamlar kullanılır. Kaplama kapılarda ceviz, meşe, kiraz, zeytin, vaun vb. sert ağaç türleri kullanılır.

    Ahşapta Nem ve Çalışma :

    Kapı ve pencereler marangoz atölyesinden çıkmadan evvel astar boya ile boyanması gerekir. En doğru uygulama kapıların, yapı yerine tam boyanmış olarak gelmesidir. Böylece yapı nemine karşı etkin bir koruma sağlanmış olur.

    Ahşapta Çalışmanın Önlenmesi :

    Ahşap, hava nemi ve ısı etkisi ile, devamlı çalışan doğal bir yapı malzemesidir, konstrüksiyon yanlış bir uygulama, örneğin bu çalışmaya engel olunması, yapı elemanın da zararlara neden olur. Ancak ahşaptan imal edilen her yapı elemanının çalışarak devamlı şekil değiştirmesi pek istenmez. Kapılarda çatkı içi tablalı sistemde kullanılan hazır plaklar bu bakımdan örnek olabilirler. Ayrıca birkaç tabakanın bir araya getirilerek yapıştırılması ile oluşturulan sıkma kapı kenarları da aynı örneğin devamıdır.

Kontrplak ve aynı sistemde imal edilen hazır konstrüksiyon plaklar, toplam çalışmanın azaltılması bakımından en elverişli ahşap malzemelerdir. Bu çalışma hiçbir zaman (sıfır) olmaz. Ancak yapı elemanlarına zarar verecek büyük çalışmalar önlenir.

Birbiri üzerine, orta eksene göre simetrik ve toplam tek sayıda katmanlardan oluşan plaklar iç ve dış kapılarda kullanılacağına göre su ve neme karşı dayanıklı tutkallarla imal edilmiş olmalıdır. En ince yapıştırma kontrplak adını alır. Yapıştırılmış toplam katman kalınlığı en az 3mm olur. Kontrplaklar tek sayıda levhalardan meydana gelir. En az üç katman olmak üzere 5, 7, 9 ..mm. gibi artan kalınlıklarda olurlar, birbiri üzerine yapışan plaklarda lif doğrultuları birbirine 900 açı ile, ters yapıştırılırlar. Liflerin birbirine dik olması, çalışmalardan meydana gelen iç gerilmelerin birbirini karşılamasını sağlar ve ahşap plakların burulma, çatlama ve şişmesini önler.

Hazır Kontrüksiyon Levhalar :

Bu levhalar, ahşap endüstri tarafından piyasaya çıkartılmakta olup kapı, lambri ve her çeşit mobilya yapımında kullanılır (BİNAN, M.).

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

AHŞAP MERDİVENLER

1. Tanımı :

Basamak uçlarından birer mesnede bağlanacak şekilde tanzim edilen, rıht ve basamak taşıyıcılar ahşap olan merdivenlerdir. Taşıyıcı olarak kullanılan ahşap kirişler basamak uçlarında yapılıyorsa bunlara limon kirişi veya seren, basamakların altında tertip ediyorsa omurga kirişi denir.

2. Yapılışı :

Ahşap merdivenler yapılışına göre rıhtlı ve rıhsız olmak üzere iki kısma ayrılır.

Rıhtsız Ahşap Merdivenler:

Çatı ve bodrum kat ihtiyaçları ile gemilerde çok kullanılan bu merdivenler kısa mesafe içinde kata ulaşma mecburiyetinden dolayı dik yapılırlar. Hatta basamakların birbiri üzerine taşarak daha da dikleştiği görülür.

Rıhtsız merdivenler döşeme ve sahanlık kirişlerine oturan limon kirişleri (seren) ile bu kirişlere oturan basamaklardan meydana gelirler. Basamakların limon kirişlerine oturma şekillerine göre bu tip merdivenleri üçe ayırabiliriz:

  1. Gömme basamaklı rıhtsız merdiven.
  2. Çakma basamaklı rıhtsız merdiven.
  3. Sürme basamaklı rıhtsız merdiven.

Her üç merdiven şeklinde de limon kirişleri 6-8 cm kalınlığında budaksı kalaslardan yapılır. Yüksekliği normal olarak basamakları rahatça içine alacak ebatta olursa da mühimce yerlerde hakiki yüksekliğini mukavemet hesabına göre tayin etmek lazımdır.

Limon kirişleri kat döşeme kirişleri ile sahanlık kirişlerine geçmeli olarak oturulabileceği gibi kat ve sahanlık girişlerine oturan babalara zıvanalı geçme ile de oturtulabilir. Bu son halde merdivenin iç esas elemanı birbirine iyi bir şekilde bağlanmış olur. Basamaklar umumiyetle 3,5-4 cm kalınlıktaki tahta veya kalaslardan yapılır. Bunlar limon kirişlerine 2,5 cm kadar gömülür.

Çakma basamaklı merdivenin bu tipten farkı basamakların limon kirişine çakılan yastıklar üzerine oturmasından ibarettir. Ayrıca geçme yoktur.


Çakma Basamaklı Merdiven

Sürme basamaklı merdivenlerde basamaklar, limon kirişine açılan 2,5 cm. derinliğindeki yuvalara sürülmek suretiyle yapılır. Bilahare vida ve çivilerle sağlamlaştırılır.

Rıhtlı Ahşap Merdivenler :

Normal meyilde yapılan kat merdivenleri bu sınıfa girer. Basamak ve rıhtları hem birbirine, hem de limon kirişlerine geçmeli yapılır. Basamaklar 4-5 cm.lik kalaslardan, rıhtlar 2-3 cm.lik tahtalardan yapılır. Rıht ve basamakların limon kirişine geçme miktarları 2,5 cm. kadardır. Basamaklar gömüldükten sonra, limon kirişlerinin alt ve üst kısımlarında 3-5 cm. lik serbest kısım kalmalıdır.

Rıhtlar basamak uçlarında 4 cm. kadar içeriye yerleştirilir. Bazı merdivenlerde rıht tahtasının üst kenarı inceltilerek bütün kalınlığınca basamağa geçme yapılır. Çok defa, zıvanalı geçme şekli tercih edilir. Aynı şekilde görüldüğü gibi rıht tahtası alt kısımdan basamak vidasına çivi ile tespit edilir.

Basamak ucuna profili vermek ve rıhtın basamağı geçtiği yere işçilik hatalarını gizlemek gayesiyle profili çıta çakmak suretiyle merdiven işçiliğini daha da zenginleştirmek mümkündür.

Geçme merdivenlerde tek veya çift kollu olarak yapılabilir. Her iki halde de basamakların gömüldüğü limon kirişlerinin birbirinden açılmaması gayesiyle alt ve üst uçlarından uzun bulanlarla bağlanması lazımdır. Duvar kenarındaki limon kirişi yer yer duvardaki takozlara tespit edilir. Bu takdirde kalınlığı 5 cm.ye düşürülebilir. İçteki limon kirişlerinin kalınlığı 6-7 cm.’den az tutulamaz.