ADLİ YARGI TEŞKİLATI

ADLİ YARGI TEŞKİLATI

 

    Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. Bu nedenle, çekişmeli yargının konusu olan davayı incelemeye başlamadan önce, mahkemelerde çalışan kişileri, mahkeme faaliyetine ilişkin dış şartları, mahkemelerin görev ve yetkisini, mahkemeler arasındaki iş bölümünü, yargı yolu itirazı ve uyuşmazlığını, mahkemeler arasındaki hukuki yardımı ve mahkeme faaliyetlerinde yardımcı organları incelemek gerekir.

 

  1. Hüküm Mahkemeleri

    Hüküm mahkemeleri ikiye ayrılır. 1) Genel mahkemeler, 2) Özel mahkemeler.

 

I.Genel Mahkemeler     

    Bakacakları davalar, belirli kişi ve iş gruplarına göre sınırlandırmamız olan, bilakis, hilafı yazılı olmadıkça medeni usul hukukuna giren her türlü işe bakan mahkemelere genel mahkemeler denir.(1) Bunlar sulh ve askeri hukuk mahkemeleridir.

    Özel mahkemede bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunmayan her dava, genel mahkemelerde görülür. Bir yerde ayrı bir özel mahkeme kurulmamışsa, o özel mahkemenin işlerine de o yerdeki genel mahkemeler tarafından bakılır.

 

1-) Sulh Hukuk Mahkemeleri

    Her ilçede bir sulh hukuk mahkemesi vardır. Sulh mahkemeleri tek hakimlidir. Görevi kanunlarla belirlenmiş olup, istisnaidir. Sulh mahkemesinin görevi dışında kalan bütün davalara asliye hukuk mahkemesinde bakılır.(2)

 

2-) Asliye Mahkemeleri

    Asliye mahkemeleri ikiye ayrılır. 1) Asliye hukuk mahkemesi, 2) Asliye ticaret mahkemesi.

 

a-) Asliye Hukuk Mahkemeleri

Her ilçede ve il merkezinde bir asliye hukuk mahkemesi vardır. Aynı maddeye göre, asliye mahkemesinin bir başkan ve iki üyeden kurulu toplu mahkeme olması gerekire de yurdumuzdaki bütün asliye hukuk mahkemeleri tek hakimlidir.

Her ilçede suulh hukuk mahkmesi için ayrı, asliye hukuk mahkmesi için ayrı olmak üzere iki hakim yoktur. İşi az olan ilçelerde, asliye ve sulh hakimi görevlerini aynı hakim yapar. Bu gibi ilçelere tek hakimli yerler denir.(3)

 

b-) Asliye Ticaret Mahkmeleri

    Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa il merkezleri ile Kadıköy ilçesinde ayrı asliye ticaret mahkemeleri vardır. Bu ticaret mahkemeleri asliye hukuk mahkemesinin daireleri durumundadır.

    Bir yerdeki asliye hukuk mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasında iş bölümü kanunla düzenlenmiştir. Buna göre, ticaret mahkemelerin yalnız ticaret davalara ve işlere bakar. Ticari davalar ticaret mahkemesinde hukuk davaları asliye hukuk mahkemesinde görülür. Ayrı bir ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aynı zamanda ticaret mahkmesi sıfatıyla da görev yapar. (4)

  1. Baki Kuru, Ramazan Arslan, Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, Ankara 1991, s.66
  2. Kuru vd, s.69
  3. İlhan Özay, Günışığında Yönetim, İstanbul 1994, s.112
  4. Kuru vdı, s.71

 

 

II. Özel Mahkemeler

    Belirli kişiler arasında çıkan uyuşmazlıklara veya belli bir çeşit uyuşmazlıklara bakmak için kurulmuş olan mahkemelere özel mahkemeler denir. Mesela, iş mahkemeleri kadastro, aile mahkemeleri gibi.

    Özel mahkemelerin baktıkları işler, genel değil özeldir. Belli kişiler veya konular bakımdan sınırlandırılmıştır. Özel mahkemeler, yalnız özel konularında gösterilmiş olan işlere veya davalara bakarlar; bunun dışındaki işler ve davalar genel mahkemelerin görevine girer.

    Özel mahkemelerin kuruluşu mutlaka ayrı bir kanun hükmü ile düzenlenir.(5) Ancak bu şekilde, özel mahkemelerin kuruluşu, tabii hakim ilkesine aykırı düşmez. Özel mahkemelerin hepsi de hüküm mahkemesi olup, bunların üstündeki kontrol mahkmesi, genel mahkemelerde olduğu gibi, Yargıtay’dır.

 

B-) Ceza Mahkemeleri

    Ceza mahkemeleri ikiye ayrılır: 1) Genel Mahkemeler, 2) Özel Mahkemeler.

  1. Genel Mahkemeler

Genel mahkemeler ülkemizde sulh ceza, asliye ceza ve ağır ceza mahkemeleridir.

 

1-) Sulh Ceza Mahkemeleri

    Türk ceza kanunu’nu yürürlüğe koyan ve kısaca “Yürülük Yasası” olarak adlandırılabilecek olan yasanın 29. maddesi ile özel yasalardaki kurallar ve 3005 sayılı Meşhut Şuçların Muhakemesi Yasasında bu konuda yetki kuralları vardır.

  1. Kabahat türünden suçlar sulh mahkemesinin yetkisi içindedir. Ayrıca özel yasalardaki kabahatler ve yalnız para cezası gerektiren fiillerde yargılanır.
  2. Özel yasalarda sulh mahkemesinin yetkisi içinde olup açıklanan cürümler
  3. Aslında asliyelik olmalarına karşılık, asliye teşkilatı olmayan yerlerdeki sulh mahkemelerinin yetkisi içinde sayılan ve Yürürlük Yasası’nın 23. maddesinin 4. fıkrasında sayılan cürümler
  4. 3005 sayılı Meşhut Suçların Mahkemesi Yasası’nda (m.15) asliye mahkmesinin çalışmadığı zamanlarda, sulh mahkemesince görülmesi gereken suçlar. (6)

 

2-) Asliye Ceza Mahkmeleri

    Genel mahkemelerin yetki bölüşümü içinde asıl yetkili olan mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Sulh ve ağır ceza mahkemelerinin yetkisi dışında kalan konularda, asliye ceza mahkemesi yetkildir. Bu mahkemenin ismi asıl görevli mahkemenin bu mahkeme olduğunu belirtmektedir, “asliye” sözcüğü “asıl” sözcüğünden türetilmiş bir sözcüktür. (7)

 

3-) Ağır Ceza Mahkemeleri

    C MUK’nın (Ceza Mahkemeleri Usulü Kanunu) 421. maddesinde ağır ceza mahkemesinin yetkisi belirtilmiştir. Buna göre ölüm, ağır hapis ve on yıldan çok ağır hapis cezası gerektiren cürümlere ait davalara ağır ceza mahkemelerinde bakılır. Ayrıca ağır hapis cezasını gerektiren cürümlere bakımından bu mahkemenin yetksinin mutlaka olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.

Ağır ceza mahkemesinin yetkisi belirlenirken, olayda cezanın artırılması veya eksiltilmesini gerektiren nedenlerin varlığı halinde, savcılık yaptığı araştırmanın sonucuna göre ve kendi kabulü çercevesinde yetkili mahkemeyi belirlemelidir. (8)

  1. T.C Anayasası, (1998) m.142
  2. Erdener Yurtcan, Ceza Yargılaması Hukuku, İstanbul 1996 s.92
  3. Yurtcan, s.94
  4. Faruk Erem, Ceza Hukuku, İstanbul 1997, s. 119

 

 

II.Özel Mahkemeler

1-) Devlet Güvenlik Mahkemeleri     

Anayasanın 143. maddesinin emri gereği kurulmuş bulunan mahkemelerdir. Temel amacı iç ve dış güvenliğine karşı işlenen sonuçları yargılamak olan bu mahkemeler, yakın bir incelemede, devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğü, hür demokratik düzen ve Cumhuriyet aleyhine işlenen suçlara bakmakla görevlidir.

    Anayasanın gerekçesinde DGM’lerin kuruluş nedeni, uzmanlığı gerektiren bir yargılamaya duyulan ihtiyaç, çabuk ve isabetli karara ulaşmak olarak belirtmiştir.

    DGM’lerin görev alanı şu şekilde oluşmuştur.

  1. 6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında kanun ile Türk Ceza Kanunu’nun 264 ve 403. maddelerinde yazılı toplu olarak ve teşekkül vücuda getirmek suretiyle işlenen suçlarü,
  2. Anayasanın 120′inci maddesi gereğince olağanüstü hal ilan edilen bölgelerde, olağanüstü halin neden olan olaylara ilişkin suçlar. (9)

    Bu suçları işleyenler ile bunların suçlarına iştirak edenler, sıfatları ne olursa olsun DGM’lerde yargılanacaklardır.

 

2-) Trafik Mahkemeleri

    Karayolları Trafik Kanunu’na göre (m.112) bu yasada yer alan suçları yargılamak üzere kurulması ön görülen mahkemelerdir. Fakat 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu bu mahkemelerin bulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerinin trafik suçlarını yargılamasını kabul etmiştir. Yasalara göre KTK’ de yer alan suçlardan, hafif para cezasını veya bununla birlikte hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınması ve iptali veya işyerlerinin kapatılması cezasını gerektiren suçlarla bu mahkemede görülür. (10)

 

3-) Döviz Mahkemeleri

    Türk parasının kıymetini koruma kanununa giren suçlarda yargılama yapan mahkemelerdir. Aslında bunlar asliye ceza mahkemelerinin birer dairesi olarak görev yaparlar. Ancak bunların özelliği, yerel yetkilerinin değişik oluşundandır. Bunların yerel yetkileri Adalet ve Maliye bakanlıklarınca birlikte belirlenmiş ve ilan edilmiştir. (11)

 

İDARİ YARGI TEŞKİLATI

 

    İdari yargı yerleri, gerek yapıları gerek bu kuruluşlarda yargı görevini yerine getiren yargıçlar açısından, adliye mahkemelerinden ve adliye yargıda görev yapan yargıçlardan farklıdır. Bu farklılık görevlerinin niteliklerinden doğmaktadır.

    Milli Güvenlik Konseyi döneminde, 1982 yılında idari yargı alanı yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenleme yapılana kadar ülkemizdeki idari yargı yerleri karma görevli kuruluşlar olarak örgütlenmişti. Bunların yargı görevlerinin yanında idari görevleri de olmuştur. 1982 yılında yapılmış olan yeniden düzenleme ile, ilk derece “İdare Mahkemeleri”, “Vergi Mahkemeleri” kurulmuş, Danıştay genel görevli mahkeme olmaktan çıkarılarak, özel görevli ilk derece mahkmesi olarak görev yapan ve ilk derece mahkemelerinin kararlarını temyiz yolu ile inceleyen bir yüksek mahkeme durumuna getirilmiştir. İlk derece mahkemelerinin bazı kararlarını itiraz yolu ile incelemek üzere de Bölge İdare Mahkemeleri kurulmuştur. (12)

  1. Yurtcan, s.95
  2. Yurtcan, s.97
  3. Yurtcan, s.99
  4. A. Şeref Gözübüyük, Turgut Tan, İdare Hukuku, Ankara 2001, s.990

 

 

Ülkemizde idari yargı yerleri üçe ayrılabilir. Bunlar; İlk derece mahkemeleri, Yüksek mahkemeler ve özel yargı yeri olan Satıştay’dır.

 

A-) İlk Derece Mahkemeleri

İlk derece idari mahkemeler, bölge idari mahkemeleri içinde yer alan idare mahkemeleri ile vergi mahkemeleridir. Danıştay sınırlı bir alanda ilk derece mahkemesi olarakta görev yapmaktadır. Bunlardan idare mahkemeleri genel görevli, vergi mahkemeleri ile ilk derece mahkemesi olarak Danıştay özel görevli mahkemelerdir.

 

1-) İdare ve Vergi Mahkemeleri

Böyle idare mahkemelerinin yargıç çevresi içinde yeterince idare mahkemelerince vergi mahkemeleri bulunur. Bunların kuruluş yerleri ve yargıç çevreleri, İçişleri, Maliye ve Gümrük Bakanlığı’nın görüşü alınarak, Adalet Bakanlığı’nca belirlenir. İdare ve Vergi mahkemelerinde birer başkan ile yeteri kadar üye bulunur. Mahkeme kurulu bir başkan iki üyeden oluşur. (13)

Bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemeleri hakkındaki ysa, görev yönünden idari yargıdaki durumu tersine çevirmiştir. 521 sayılı Danıştay Kanunu’na göre, Danıştay genel görevli, Danıştay dışında kalan idari yargı yerleri ise, özel görevli yargı yerleri idi. Bu yasanın 1. maddesine göre, idare mahkemeleri genel görevli mahkeme durumuna getirilmiştir. Danıştay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve Vergi Mahkmelerinin görevine girmeyen idari davalar idare mahkemelerinin görev alanına girmektedir. (14)

İlk derece mahkemesi olan vergi mahkemeleri, özel görevli mahkemelerdir. Vergi mahkemesinin görevleri 2576 sayılı Yasa’nın değişik 6. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre;

  1. Genel bütçeye, il özel idareleri belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları,
  2. (a) bendindeki konularda 6183 sayılı Amme alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un uygulanmasına ilişkin davaları,
  3. Diğer kanunlarla verileb işleri çözümlemekle görevlidir. (15)

Bir başkan ve iki üyeden oluşan idare ve vergi mahkemeleri, üye tam sayısı ile toplanır ve oy çokluğu ile karar verir. Başkanın yokluğunda mahkemeye kidemli üye başkanlık eder.

İdare ve vergi mahkemelerinin olağan çalışma yöntemi, kurul olarak toplanıp karar vermelidir. Yasa, bazı uyuşmazlıkların idare ve vergi mahkemelerince kurul olarak değil, tek yargıçla çözümlenmesi olanağını da getirmiştir. İdare ve vergi mahkemelerinin kurul olarak verdiği kararlara karşı Danıştay’a tek yargıçla verdiği kararlara karşı da bölge idare mahkemesine başvurma olanağı vardır. (16)

 

2-) Bölge İdare Mahkemeleri

  1. Bölge İdare Mahkemelerinin Yapısı

Bölge İdare Mahkemeleri, bölgelerin coğrafya ve iş durumlarına göre, İçişleri, Maliye ve Gümrük Bakanlığı’nın görüşü alınarak Adalet Bakanlığı’nca kurulur ve yargı çevreleri belirlenir. Bölge İdare mahkemeleri bir başkan ve iki üyeden oluşur.

8.6.2000 tarih ve 4577 sayılı Yasa ile yapılan düzenlemeye göre, Bölge İdare Mahkemesi başkan ve üyeliklerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca atama yapılır. Mahkeme başkanlarının kanuni sebeplerle yokluğunda, başkanlığa en kıdemli üye

  1. Ayfer Buğur, İdari Yargı Mevzuatı, Ankara 1998, s. 50
  2. A.Şeref Gözübüyük, Yüksek İdari Mahkmesi, Ankara 1972, s. 139
  3. Gözübüyük vdı, s.998
  4. Buğur, s.52

 

 

 

 

vekalet eder, ayrı sebeplerle üye noksanlığı ise, bölgedeki idare ve vergi mahkemesi hakimlerinden kıdem sırasına göre tamamlanır. Bu mahkemeler gerektiğinde birden çok kurul halinde çalışabilirler. Bölge idare mahkemesi başkanının katılmadığı hallerde, mahkeme kurullarına o kuruldaki en kıdemli üye başkanlık eder. Bu kurulların oluşumuve aralarındaki iş bölümü Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca belirlenir.

 

  1. Bölge İdare Mahkemelerinin Görevleri

Bölge idare mahkemelerinin iki ana görevi vardır. Bunlar; kendi yargı çevrelerinde bulunan idare ve vergi mahkemelerinin tek hakimle verdiği kararlara yapılan itirazları ile idare ve vergi mahkemeleri arasında çıkan görev ve yetki uyuşmazlıklarını, incelemek ve kesin olarak karara bağlamaktadır. (17)

Ancak, 8.6.2000 tarih ve 4577 sayılı Yasa ile 2577 Sayılı Yasa’nın 45. maddesinde yapılan değişiklikle, idare ve vergi mahkemelerinin itiraz yolu ile Bölge İdare Mahkemesine götürebilecek nihai kararları genişletilmiştir. Bu şekilde Danıştay’ın temyiz davası yükü hafifletilirken, bölge idare mahkemelerine itiraz yolu ie başvurabilecek davalar arttırılmıştır.

Bu yeni düzenlemeye göre,

İdare ve vergi mahkemelerinin;

  1. İlk ve orta öğretim öğrencilerinin sınıf geçmelerine ve notlarının tesbitine ilişkin işlemlerden,
  2. Valilik, kaymakamlık ve yerel yönetimler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının taşra teşkilatındaki yetkili organlar tarafından kamu görevlileri hakkında tesis edilen geçici görevlendirme, görevden uzaklaştırma, yolluk, lojman ve izinlere ilişkin idari işlemlerden,
  3. 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından,
  4. 2022 sayılı 65 yaşını doldurmuş muhtaç, güçsüz ve kimsesiz Türk vatandaşlarına aylık bağlanması hakkında kanun ile 3294 sayılı sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik kanunu gereğince kamu kurum ve kuruluşları tarafından sosyal yardım amacıyla bağlanan aylık ve yapılan sosyal yardımlarla ilgili uygulamalardan,
  5. 213 sayılı vergi usul kanunu uyarınca verilen iş yeri kapatma cezalarından,

Kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarak verdikleri nihai kararlar tek hakimle nihai kararla, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemelerin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine itiraz edilebilir. (18)

Böylece bölge idare mahkemeleri, bir yandan idare ve vergi mahkemelerinin verdiği kararlara karşı temyiz görevi yapan, diğer yandan da idare mahkemeleri ile vergi mahkemeleri arasında çıkan görev ve yetki uyuşmazlıklarını gideren bir mahkeme olmaktadır.

Bölge idare mahkemeleri, yukarıda sayılan görevlere ek olarak idare ve vergi mahkemeleri ile tek yargıç tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararlarına karşı yapılan itirazları inceler ve kesin olarak karara bağlar. (19)

 

  1. Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişi

Bir başkan ve iki üyeden oluşan bölge idare mahkemeleri üye tam sayısı ile toplanır ve oy çokluğu ile karar verir. Bu mahkemeler gerektiğinde birden çok kurum halinde çalışabilirler.

 

  1. Başkan ve Üyeler

Bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemelerinin başkan ve üyeleri yargıç statüsündedir. İdari yargıda görev yapan yargıçlar da, adli yargıda görev yapan yargıçlar gibidir. Bunlarda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca göreve alınırlar. (20)

  1. Özay, s.215
  2. Sıddık Sami Onar, İdare Hukukunun Umumi Esasları, Ankara 1973, s.590
  3. Gözübüyük vdı, s.999
  4. Sait Güran, Yargı Denetiminin Kapsamı, İstanbul 1987, s.112

 

İdari yargıç yetiştirilmesinde iki kaynaktan yararlanılır.

  1. Belli idari görevlerde bulunmuş, idare ve vergi alanında deneyim kazanmış kamu görevlileri yargıçlık mesleğine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca alınmaktadır.
  2. Yüksek öğrenimini hukuk, ya da proğramlarında hukuk öğretimine yer veren, siyasal bilimler, iktisat, maliye, yönetim bilimi alanında yapmış olanlar, hizmete alınarak, staj ve hizmet içi eğitim ile yetiştirilerek yargıçlık mesleğine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca alınmaktadır. (21)

Vergi mahkemelerinde görev yapacak yargıçların özellikle, vergi alanında deneyim kazanmış, mali yönetim, vergi hukuku, muhasebe ve idari yargı alanlarında yeterli bilgiye sahip olmaları, hizmetin yürütülmesi yönünden zorunludur. (22)

 

B-) Yüksek Mahkemeler

1-) Anayasa Mahkemesi

 

a-) Kuruluşu

Anayasa Mahkemesi anbir asil ve dört yedek üyede kuruludur.

Cumhurbaşkanı, iki asıl ve iki yedek Yargıtay, iki asıl ve bir yedek üyeyi Danıştay, birer asıl üyeyi Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve Sayıştay genel kurullarınca kendi Başkan ve üyeleri arasında üye tam sayılarının salt çoğunluğu ile her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden; bir asıl üyeyi ise Yükseköğretim Kurulun kendi üyesi olmayan Yükseköğretim kurumları öğretim üyeleri içinden göstereceği üç aday arasından; üç asıl ve bir yedek üyeyi üst kademe yöneticileri ile avukatlar arasından seçer. (23)

Yükseköğretim kurumları yöneticileri ve avukatların Anayasa Mahkemelerine asıl ve yedek üye seçebilmeleri için kırık yaşını doldurmuş, yükseköğrenim görmüş veya öğrenim kurumlarında en az onbeş yıl öğretim üyeliği veya kamu hizmetinde en az onbeş yıl fiilen çalışmış veya onbeş yıl avukatlık yapmış olmak şarttır. (24)

Anayasa Mahkemesi, asıl üyeleri arasından gizli oyla ve üye tam sayısının salt çoğunluğu ile dört yıl için bir Başkan ve bir Başkanvekili seçer. Süresi bitenler yeniden seçilebilir. Anayasa Mahkemeleri, asli görevleri dışında resmi veya özel hiçbir görev alamazlar.

 

b-) Görev ve Yetkileri

Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Ancak, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz. (25)

 

c-) Çalışma ve Yargılama Usulü

Anayasa Mahkemesi, Başkan on üyeyle toplanır, salt çoğunluk ile karar verir. Anayasa değişikliklerinde iptale karar verebilmesi için üçte iki oy çokluğu şarttır. Şekil bozukluğuna dayalı iptal davaları Anayasa Mahkemesince öncelekle incelenip karara bağlanır. (26)

Anayasa Mahkemesi Yüce Divan sıfatıyla baktığı davalar dışında kalan işleri dosya üzerinde inceler. Ancak, gerekli gördüğü hallerde sözlü açıklamalarını dinlemek üzere ilgilileri ve konu üzerinde bilgisi olanları çağırabilir.

  1. Onar, s.597
  2. Gözübüyük vdı, s.1000
  3. Anayasa, m.146
  4. Anayasa, m.146
  5. Anayasa, m.148
  6. Anayasa, m. 149

 

 

2-) Yargıtay

Yargıtay, adliye mahkemelerince ve kanunun başka bir adli yargı merciinde bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.

Yargıtay üyeleri, birinci sınıfa ayrılmış adli yargı hakim ve Cumhuriyet savcıları ile bu meslekten sayılanlar arasında coğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, başkan, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyeleri ile Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekilinin nitelikleri ve seçim usulleri, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminat esaslarına göre kanunla düzenlenir. (27)

 

3-) Danıştay

Danıştay, idari mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da, ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar. (28)

Danıştayın görevli olduğu davalar Danıştay Kanunu’nda belirtilmiştir. Danıştay’da görülecek davalar aşağıdaki gibi sıralanmıştır:

  1. Bakanlar Kurulu kararlarına
  2. Başbakanlık ve bakanlık müsteşarları, müsteşar yardımcıları, genel müdürleri ve kurul başkanları; diğer kamu kurum ve kuruluşlarının müsteşar, başkan ve genel müdürleriyle ilgili müşterek kararnamelere,
  3. Bakanlıkların düzenleyici işlemleri le kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere,
  4. Danıştay İdari dairelerince veya İdari İşler Kurulunca verilen kararlar üzerine uygulanan eylem ve işlemlere,
  5. Birden çok idare veya vergi mahkemesinin yetki alanına giren işlere,
  6. Danıştay Yüksek Disiplin Kurulu kararları ile bu kurulun görev alanı ile ilgili Danıştay Bakanlığı işlemlerine,

Karşı açılacak iptal ve tam yargı davaları ile tahkim yolu öngörmeyen kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan idari davaları karara bağlar. (29)

4-) Askeri Yargıtay

Askeri Yargıtay, askeri mahkemelerden verilen karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Ayrıca, asker kişilerin kanunla gösterilen belli davalarına ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.

Askeri Yargıtay üyeleri birinci sınıf askeri hakimler arasından Askeri Yargıtay Genel Kurulunun üye tam sayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla her boş yer için göstereceği üçer aday içinden Cumhurbaşkanlığınca seçilir. (30)

Askeri Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, mensuplarının disiplin ve özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı, hakimlik teminatı ve askerlik hizmetlerinin gereklerine göre kanunla düzenlenir.

5-) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilşkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimi yapan ilk ve son derece mahkemesidir. Ancak askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarla ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz. (31)

  1. Anayasa, m. 154
  2. Anayasa, m. 155
  3. Gözübüyük vdı, s. 992
  4. Anayasa, m. 156
  5. Anayasa, m. 157

 

 

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, görevleri kurul biçimde çalışarak yerine getirir. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin yargıyla ilgili kuruluşları Daireler, Daireler Kurulu ve Genel Kuruldur. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde iki daire vardır. Her daire bir başkan ile altı üyeden kurulur, üyelerden dördü askeri hakim, ikisi kurmay subaydır. Dairelerde çoğunluğu askeri hakim sınıfından olmak üzere görüşme yeter sayısı beştir. Kararlar oy çoğunluğu ile verilir.

Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görev yapan başkan ve üyeler ile başsavcı yargıç durumunda olan ve yargıç güvenliğine sahip kişilerdir. Bunlar Anayasanın yargıçlara sağladığı güvenceden yararlanırlar. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde iki çeşit üye vardır. Bunlardan bir bölümü, yarbay ve albay rütbesinde bulunan kurbay subaylar, bir bölümüde en az yarbay rütbesinde olan birinci sınıf askeri yargıçlardır. (32)

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanlığına, Başsavcılığına, daire başkanlığına atamalar, seçilen üyeler arasından rütbe ve kıdem sırasına göre, ortak kararname ile yapılır. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin yargı görevini yerine getiren kurallarıda yargıç sınıfından olan üyeler çoktur. (33)

6-) Uyuşmazlık Mahkemesi

Uyuşmazlık mahkemesi adli, idari ve askeri yargı merciileri arasındaki görev ve uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkilidir.

Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluşu, üyelerinin nitelikleri ile seçimleri ile işleyişi kanunla düzenlenir. Bu mahkemenin başkanlığına Anayasa Mahkemesince, kendi üyeleri arasından üye yapar. (34)

c-) Özel Yargı Yeri (Sayıştay)

Bir Anayasa kurumu olan Sayıştay; Anayasa’nın da belirttiği gibi sorumluların hesap ve işlerini kesin hükme bağlayan bir özel idari yargı kuruluşudur. Sayıştayın, sorumluların hesap ve işlemlerini yargılayarak beraat yada zimmetlerin karar verebilmesinden dolayı, Sayıştay’a hesap mahkmeside denilebilir. (35)

1-) Sayıştayın Yapısı

Sayıştay, görevlerini kurul olarak yerine getirir. Sayıştay’ın görevleri ile ilgili kurullar;Daireler, Temyiz Kurulu ve Genel Kurul’dur. Sayıştay yargı görevlerini daireler ve temyiz kurulu eliyle yerine getirir. (36)

  1. Daireler, birer hesap mahkemesi niteliğinde olup bir başkan ve altı üyeden oluşur. Daireler, sorumlularım hesaplarını ilgili yasalara göre inceleyip yargılayarak haklarında beraat yada tazmin kararı verilir.
  2. Temyiz kurulu Sayıştay’da dairelerin verdiği yargı kararlarını temyiz yoluyla incelenmesini sağlamak üzere kurulmuştur. Bu kurulun başkan ve üyeleri dört yıl için Sayıştay Genel Kurulu’nca seçilir. (37) Temyiz Kurulu, dört daire başkanı ve her daireden alınan iki üyeden oluşur. Temyiz Kurulu üyelerinin her yıl dörtte biri yenilenir. Kararı temyiz yoluyla incelenen dairenin başkan ve üyeleri oylamaya katılamazlar.

2-) Hesap Mahkemesi Olarak Sayıştay’ın İşleyişi

Hesap mahkemesi olarak Sayıştay, saymanların, ikinci derecedeki ita amirlerinin ve tahakkuk memurlarının mali sorumluluğunu

  1. Gözübüyük, Yüksek İdari, s. 219
  2. Candemir, s. 32
  3. Anayasa, m. 158, s. 109
  4. Lütfi Duran, Bir Yüksek Mahkeme Daha Sayıştay, Ankara 1970, s. 569
  5. A.Şeref Gözübüyük, “Sayıştay ve Yargı Görevi”, Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, (Ankara 1973) sayı 4, s.157
  6. Afet İnan, “Sayıştay Yargılaması ve Sayıştayın Yargı Düzeyindeki Yeri”, Danıştay Dergisi, (Ankara 1985) sayı 56-57, s.35

 

saptarken, başka bir değişle hesaplarını yargılarken işleri üç aşamada yürütmektedir. Bunlar ön inceleme, yargılama ve temyiz aşamasıdır.

 

a-) Ön İnceleme Aşaması: Sayıştay’da hesaplar üzerinde ön inceleme Sayıştay denetçileri tarafından yapılır. Denetçiler hesapları incelerken özellikle, ödemelerle ilgili kağıtların ve kayıtların birbirine uygun olup olmadığını, gelir ve giderlerin yasalara ve bütçeye uygunluğunu araştırırlar. Denetçiler, hesaplar üzerinde ön incelemelerini yaparlarken raporlarında sorumluluğu gerektiren bir durum olup olmadığını açıkça belirtirler. Sorumluluğu gerektiren bir durum karşısında kaldıklarında, saymanın yazılı savunmasını alır ve kendi görüşleriyle birlikte rapora eklerler. Sayıştaydaki yargılamada, denetçinin raporu esas alınır.

b-) Yargılama Aşaması: Sayıştay’da hesapların yargılanması daireler tarafından yapılır. Birinci Başkan, incelenmesi bitirilen ve raporu hazır olan hesapları, yargılamak üzere dairelere verir. Daireler kendilerine gelen işler hakkında savcının görüşünü alırlar. Daireler gerek görülürse hesabı yargılanan saymandan yeniden açıklama ve bilgi isteyebilirler.

c-) Temyiz Aşaması: Daire kararları, Sayıştay içinde bulunan Temyiz Kurulu’na başvurarak temyiz edilebilir. Temyiz incelemesi dosya üzerinde olur. Temyiz Kurulu, daire kararını ya aynen, ya da değiştirerek onaylar, yada bozar. Daireler bozma kararına uymak zorundadır.

3-) Sayıştay Kararları

Sayıştay’ın almış olduğu yargısal kararlar kesindir. Bunlara karşı ne Danıştay’a, ne de başka bir yargı yerine başvurulabilir. 1982 Anayasası, açıkça, Sayıştay’ın yargı kararlarına karşı idari yargı yoluna başvurulamayacağı kurallarını getirmiştir. Anayasa, bu düzenlemeden doğacak sakıncaları azaltmak için, vergi ve benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda, Danıştay kararlarının esas alınacağı belirtilmiştir.

 

 

 

 

BİBLİYOGRAFYA

 

T.C Anayasası, (1998)

BUĞUR, Ayfer, İdari Yargı Mavzuatı, Ankara 1998

DURAN, Lütfi, Bir Yüksek Mahkeme Daha Sayıştay, Ankara 1970

EREM, Faruk, Ceza Hukuku, İstanbul 1997

GÖZÜBÜYÜK, A.Şeref, İdare Hukuku, Ankara 2001

GÖZÜBÜYÜK, A.Şeref, Yüksek İdari Mahkemesi, Ankara 1972

GÖZÜBÜYÜK, A.Şeref, Sayıştay ve Yargı Görevi, Ankara 1972

GÜRAN, Sait, Yargı Denetiminin Kapsamı, İsatnbul 1987

İNAN, Afet, Sayıştay Yargılaması ve Yargı Düzeyindeki Yeri, Danıştay Dergisi, Ankara 1985

KURU, Baki, Medeni Usul Hukuku, Ankara 1991

ONAR, Sıddık Sami, İdare Hukukunun Umumi Esasları, Ankara 1973

ÖZAY, İlhan, Günışığında Yönetim, İstanbul 1994

YURTCAN, Erdener, Ceza Yargılaması Hukuku, İstanbul 1996